YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2898
KARAR NO : 2010/6948
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 123 ada 100 parsel sayılı 12788.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı gerçek kişi, taşınmazın bir bölümünün kendisine ait tarım alanı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tespitinin iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7740.36 m2’lik bölümünün tespit gibi mera niteliği ile … adına, (B) harfi ile gösterilen 5048.48 m2’lik bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından taşınmazın (B) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla toprak kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bir yerin zilyetlik yoluyla kazanılabilmesinin ilk koşulu o yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmamasıdır. Bu tür yerlerin en başında da devlet ormanları gelir. Çekişmeli taşınmazın batı yönden …- … Devlet Ormanına bitişik olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece buna rağmen Orman Yönetimi davadan haberdar edilmemiş, yörede dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen bir orman kadastrosunun olup olmadığı araştırılmamış, çekişmeli parsel bölümünün ormana tecavüzü olup olmadığı belirlenmemiştir. Dosya arasında çekişmeli yer ve geniş çevresini bir arada gösterir pafta örneği bulunmadığından bilirkişi raporları da denetlenememektedir.
Çekişmeli yer mera olarak tespit gördüğü halde mahkemenin bu yöndeki araştırması da yetersizdir. Dava konusu taşınmazın tahsisli mera olup olmadığı araştırılmamıştır. Kaldı ki, taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişiler aynı köyden olup davanın sonucu bu kişileri de etkileyebilecek nitelikte olduğundan tarafsız oldukları düşünülemez.
Bir yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak; o yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen bir orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı Orman İşletme Müdürlüğünden araştırılarak, bulunması halinde orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve … memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yapılacak araştırma sonucunda kesinleşen orman kadastrosunun bulunmadığının anlaşılması halinde ise yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ile tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait memleket haritası ve topografik haritası getirtilerek ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir/üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, yöreyi iyi bilen, olabildiğince yaşlı, taraflarla hasımlığı ve hısımlığı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler eliyle uygulama yapılıp taşınmazın mera olup olmadığı kesin biçimde belirlenmeli; komşu parsel kayıtları uygulanıp bu kişilerin anlatımları değerlendirilmeli, tahsisli mera olup olmadığı araştırılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.