Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3146 E. 2010/7955 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3146
KARAR NO : 2010/7955
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, … Beldesi 858, 860 ve 2838 parsel sayılı taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13/04/1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescillerini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 858 ve 860 parsellerin tamamı ile 2838 parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 2092.09 m2’lik bölümünün davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun şerh verilmesine, 2838 parselin kalan bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın Hazine ve davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/10/2008 Tarih, 2008/ 13435- 13962 Sayılı kararı ile davalının temyiz itirazları reddedilerek 858, 860 parseller ile 2838 parselin (A) harfli bölümüyle ilgili hüküm onanmış; 2838 parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “ Dosyaya getirtilen pafta örneği ile komşu parsellere ait tutanaklar ve dava dosyalarının incelenmesinde çekişmeli 2838 parselin tüm yönlerden itirazsız kesinleşen 2914 numaralı Haydutpınar Devlet Ormanı ile çevrili olduğu, parselin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tespit gördüğü, açıklanan duruma göre taşınmazın dört yönden ormanla çevrili orman içi açıklığı niteliği taşıdığı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği,
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 ile
“ Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).” hükmünün getirildiği, yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülk olamayacağı, yönetimin derhal el koyma hakkına sahip olduğu, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanın kullanılacağı, bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşmasının
önlenemeyeceği ve orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğunun bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERDİĞİ VE AMACININ ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK OLDUĞU], yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturarak hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapattığı, bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı, Dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenip yerleşik kararlar halini aldığı [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20- 665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkraların da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca; bu tür yerlerin yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı, dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemeyeceği açıklandıktan sonra mahkemece değinilen yönler gözetilerek Hazinenin davasının tümden kabulü ile (A) ile işaretli bölümün 2/B uygulaması nedeniyle halihazır durumu ile, (B) ile işaretli bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli … Beldesi 2838 parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1307.91m2lik bölümünün devamında bulunan geniş orman parseli ile birleştirilerek orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 4785 Sayılı Yasa nazara alınmaksızın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.