YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3168
KARAR NO : 2010/7511
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, 09/03/2007 tarihinde kadastro mahkemesinde açtığı davada … Beldesi … Mahallesinde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda … Devlet Ormanı ismiyle sınırlandırılıp 101 ada 1 parsel numarası verilen ve kısmi ilana çıkartılan taşınmazın içinde kalan ve dava dilekçesine ekli krokide (C, D, G, H, I, J) harflerle gösterilen yerler ile 160 ada 1 parsel sayılı …Devlet Ormanı içinde bulunup dava dilekçesinde (L) ile gösterilen; ayrıca ilana çıkartılan Devlet ormanlarından bağımsız olup, dava dilekçesine ekli krokide (A, B, E, F) harfleri ile gösterilen taşınmazların yöreye ait en eski tarihli memleket haritasında orman alanı olarak göründüğünü ve eylemli biçimde de orman niteliği taşıdığı halde bu yerlerin orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek çekişmeli yerlerin orman sınırları içine alınmasını ve orman niteliği ile Hazine adına tescillerini istemiştir.
Dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar hakkındaki davalar ayrılıp farklı esaslara kaydedilmiş, (L) ile işaretli yerde bulunan taşınmazın pek çok parsel numarası ile tespit tutanağı düzenlenmiş olduğundan (L) ile işaretli yer içinde kalan bu parsellere ait davalar da ayrılarak bu yer içinde kalan 1970 yılında 7269/1051 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan afet kamulaştırmasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 1 ada 1 parsel hakkındaki davaya bu dosya üzerinde devam edilmiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte davaya konu yerin 1 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunun belirlenmesi üzerine bu parsele ait tutanak getirtilmiş, taşınmazın yörede 1970 yılında yapılan afet kadastrosu sırasında 1690m2 yüzölçümü ile arsa niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosuna itiraz edilmişse de çekişmeli yerin 24/05/1970 tarihinde tespitinin yapılıp 27/05/1970 tarihinde Hazine adına tapuya kaydedildiği, Kadastro Yasasının 11 ve 22. maddeleri gereğince kadastro mahkemesinde dava açma süresinin geçirildiği, bu nedenle davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli ve yetkili … Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 5304 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kısmi ilana çıkartılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmış, çekişmeli yer orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi hükmüne göre “kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar”. Ancak, aynı Yasanın 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile 4/3. maddesi değiştirilerek “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır” hükmü yürürlüğe
konulmuştur. Yasanın değişik bu hükmü, 6831 Sayılı Orman Yasasının “Devlet Ormanları ve orman kadastrosu” başlığını taşıyan 7/1. maddesine paralel bir hükümdür. Yine, aynı yasanın değişik 4/5. Maddesinde “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilanı alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.” ve 11/1. maddesinde, “Kadastro Müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tesbitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler, bu cetvelleri ve pafta örneklerini 30 gün ilan ettirir, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir” 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde, “… tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine …. müracaatla SINIRLAMAYA ve bu Yasanın 2 nci maddesine göre ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA işlemlerine Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir” hükümleri mevcuttur.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde şu sonuçlara ulaşılmaktadır:
1- 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda;
a) Aslında orman olan bir yer orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa, yapılan işlem 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin 3. ve 5. fıkraları ile 6831 Sayılı Yasanın 15.01.2009 gün ve 5831 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman Yönetimi aynı yasanın 11/1. maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi, 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman Yönetimi yada Hazine tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihde kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Sonradan kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken bu yer ile ilgili malik hanesi açık bırakılarak tespit tutanağı düzenlenip kadastro mahkemesine gönderileceğinden mahkemece, tespit tutanağı, dava dosyası ile birleştirilerek davaya devam edilip orman kadastrosuna itiraz davasının karara bağlanması gerekir. (Yönetmelik md. 17/2 dokuzuncu paragraf).
b) Yine, aslında orman olan bir yer, orman sayılmayarak orman parseli içine alınmamış ve tespit tutanağı düzenlenmemişse Orman Yönetimi ve Hazine kısmi ilan tarihinden önce 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesi gereğince tespit tutanağı düzenlenmesini isteyebilir. Bu halde; kadastro ekibi o yer hakkında tespit tutanağı düzenlemek zorundadır. Kısmi ilan süresi içinde itiraz edilip tutanak düzenlettirilmemişse, daha sonra kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken yine tutanak düzenlenebilir; herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse, yukarıda (a) bendinde açıklandığı gibi yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831 Sayılı Orman Yasası ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü, orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir. Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip taraf delilleri toplanıp davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir.
c) Orman parsellerinin kısmi ilana çıkartıldığı tarihte, orman sınırları dışında bırakılan ancak daha sonra kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılan parseller hakkında, Orman Yönetimi yada Hazine tarafından askı ilan süresi içinde yine orman savıyla kadastro mahkemesinde dava açılabileceği gibi başkaları tarafından açılmış davaya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince asli müdahil olarak katılıp orman iddiasında bulunabilir.
d) Aslında orman niteliğinde olan bir yer hakkında, kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenmiş ve askı ilan süresi içinde dava açılmayarak tespit tutanağı kesinleşmiş, tapu kaydı oluşmuşsa; yine aynı yönetimler tarafından genel mahkemelerde “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer ya da orman” iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir.
e) Aslında kültür arazisi olduğu halde, orman niteliğiyle tespit tutanağı düzenlenen yer hakkında gerçek ya da tüzel kişiler her türlü delile dayanarak askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilirlerse de tespit tutanağının kesinleşmesinden sonra, hukuken orman olan taşınmazlar hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Yasa uygulanacağından ve 15.01.2009 gün 5831 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesinin sonuna eklenen “Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 Sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” hükmü ile H.G.K.’nun 08.06.2006 gün ve 2005/20-327-377 ve 28.06.2006 gün ve 2006/20-467-494 sayılı kararlarında benimsenen görüşler yasa hükmü haline getirilmiş olduğundan 3402 Sayılı Yasanın 16/D ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince sadece tapuya dayanılarak, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde orman kadastrosuna itiraz davası açıp, orman nitelikli tapu kaydının iptal ve tescili istenebilir.
f) Yukarıda (b) bendinde açıklandığı gibi, 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda kadastro tutanağı düzenlenmeyerek tesbit harici bırakılan yer hakkında, Hazine ya da Orman Yönetimi askı ilan süresi içinde 3402 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinde o yerin orman sınırı içine alınması konusunda dava açmamışsa, daha sonra genel mahkemede her zaman o yerin orman olarak tapuya tescili için dava açabilir veya 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 22/4. yada 15.01.2009 gün 6831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen geçici 8. Maddesi hükmüne göre o yerin kadastrosu yapılabilir veya Orman Yönetimi bu yerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesi hükümlerine göre yapacağı orman kadastrosunda bu yeri orman sınırları içine alabilir.
2- İşte, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda, orman sınırı dışında bırakılan (orman kadastro tutanağı düzenlenmeyen) yerin orman sınırı içine alınması konusunda, Orman Genel Müdürlüğünün aktif dava ehliyeti olduğu gibi 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman ve arazi kadastrosunda 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri birlikte uygulanacağından, kadastro ekiplerince herhangi bir nedenle tutanak düzenlenmeyerek tesbit harici bırakılan yerlerin orman sınırı içine alınması konusunda, Orman Genel Müdürlüğünün askı ilan süresi içinde açtığı davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durum, 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesinin bir ayrıcalığını oluşturmaktadır.
Somut olaya gelince; davacı orman yönetimi tarafından dava dilekçesi ekinde krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların eski tarihli resmi belgelerde orman olarak gözüktükleri ve yörede 5304 sayılı yasa gereğince orman kadastro çalışmalarının yapılarak kısmi ilana çıkarıldığı ileri sürülerek dava açılmıştır. Mahkemece taşınmazın bu çalışmadan önce yapılan afet kadastrosu sırasında tapuya bağlandığı gerekçesine dayanılmışsa da, yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakıldığına ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası 3402 Sayılı Yasanın 11/1. ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddeleri uyarınca, kadastro mahkemesinde askı ilan süresi içinde açılıp taşınmazın orman sınırı içine alınmak suretiyle orman sınırının düzeltilmesi istendiğine, tapunun iptali istenmediğine göre, yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak Orman Yönetiminin davasının esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de 1 ada 1 sayılı parselin 3613, 766 ve 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastrosu yapılmadığı ve afet kadastrosuna dayalı olarak yapılıp, askı ilanına da çıkartılmadığından, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesindeki hak düşürücü süreden de söz edilemez. Bunun takdiri de genel mahkemeye aittir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 01/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.