YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/317
KARAR NO : 2010/956
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 117 ada 110 parsel sayılı 2000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …; 12.01.1994 günlü dava dilekçesiyle taşınmazın orman olduğu iddiasıyla askı ilan süresinden sonra, ancak tespit tutanağı kesinleşmeden önce asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve tapu iptali-tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dava konusu 117 ada 110 sayılı parselin kadastro tespit tutanağı 23.07.1993 ve 23.08.1993 tarihleri arasında ilana çıkartılmış, davacı kişilerin tespit maliki aleyhine Kadastro Mahkemesinin 1993/61 sayılı dosyasında açtığı dava temyize konu bu davanın açıldığı tarihten sonra 18.05.2000 tarihinde karara bağlandığı, tarafların temyizi üzerine Yargıtayca onanarak 06.04.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; temyize konu davanın açıldığı 12.01.1994 tarihinde taşınmazın tespit tutanağının halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Orman Yönetimince dava askı ilan süresinden sonra açılmışsa da, davanın açıldığı tarihte kişiler arasında kadastro mahkemesindeki dava halen devam ettiğinden, bu davanın 3402 Sayılı Yasanın 26/d maddesi gereğince kadastro mahkemesindeki davaya katılma olarak kabul edilip, bu dosya ile birleştirilmesi gerekirdi. Ancak, bu durum kadastro mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. Maddesine göre, kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi), taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro Mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen tutanağın, davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesinin 1993/61 sayılı dosyasında dava konusu olduğu ve henüz kesinleşmediği, 26 ve 27. Maddeler gereğince, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesince halen tapuda 117 ada 110 sayılı parselin maliki olan kişileri davaya dahil edip husumet yaygınlaştırılarak davanın görülmesi gerekir. O halde; mahkemece görevsizlik kararı
2010/317 – 956
verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek inceleme yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine,
Dairenin 03.04.1997 tarihli 1997/2924 E.-1997/3858 K. sayılı kararı 29.04.1997 tarihinde mahkemeye ulaştığı halde Dairenin iade kararı konusunda … süre herhangi bir işlem yapmayan ve eksik yapan görevliler hakkında gerekli işlem yapılması için kararın bir örneğinin Hakim ve Savcılar Yüksek Kuruluna, bir örneğinin de mahkemece … Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.