Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3175 E. 2010/3882 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3175
KARAR NO : 2010/3882
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü, Günece Mevkii 143 ada 92 parsel sayılı 3191,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar … ve … adına tespit edilmiş, 91 parsel sayılı 10851,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, belgesizden tarla niteliğiyle 2/B maddesi gereği davalı Hazine adına tespit edildikten sonra 23.05.2005 tarihli komisyon tutanağı ile malik tablosu iptal edilmiştir. Davacılar, taşınmazların öncesinde bir bütün olarak 1936 tarihli 43 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kaldığını belirterek tespitlerin iptali ile tüm mirasçılar adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Bölgede 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 6831 Sayılı Yasaya göre orman sınırlarının tespiti ve 2/B madde uygulamaları yapılmıştır.
1- Davalı Hazinenin 15.10.2009 günlü temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davalı …’nun temyiz incelemesine gelince;
Mahkemece, çekişmeli 143 ada 92 nolu taşınmazın uzman orman bilirkişi kurulu raporuna göre eylemli orman olması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve saptanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında, dava konusu 143 ada 92 sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalılar … ve … adına tespit edilmiş, davacı miras payına dayanarak dava açmıştır. Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesinde üç ayrık halin mevcudiyeti halinde gerçek hak sahibi adına tescile karar verilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda; bu üç ayrık halden hiç birisi mevcut bulunmamaktadır. Gerek Hazine, gerekse Orman Yönetimi tespite itiraz etmedikleri gibi açılan davaya yöntemine uygun katılımları da yoktur. Mahkemenin ara kararı ile davaya dahil edilmesi Orman Yönetimine taraf sıfatını kazandırmaz. Hazine ve Orman Yönetiminin yargılama sırasında Kadastro Yasasının 26/D maddesi hükmü uyarınca davaya asli müdahil sıfatıyla katılmaları halinde sunacakları deliller yönünde uygulama ve araştırma yapılmalıdır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın davanın tarafları ile iddia ve savunmaları ve gösterdikleri delillerle sınırlı olarak çözümlenmesi gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek dava reddedildiği halde, 143 ada 92 nolu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.