Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3249 E. 2010/5808 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3249
KARAR NO : 2010/5808
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2001 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 115 ada 148 parsel sayılı 37658.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik ve kagir bina niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Hazine taşınmazın 1954 yılında yapılan … parseli haritası kapsamında kaldığı, … parselasyon mazbatası incelendiğinde taşınmazın içerisinde % 60 delice zeytin, % 15 pırnal meşesi, % 15 ardıç, % 5 akçakesme, % 4 sakızlık, % 1 kocayemiş bulunduğunun anlaşıldığı, 1958- 1960 yıllarında çekilen … fotoğraflarında delicelik, makilik olarak göründüğü, delice zeytinlerin doğal olarak yetişen orman ağaçları olduğu, 1983 yılında 2896 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle ıslah edilmiş bulunan zeytinlik sahaların orman tanımından çıkarıldığını, yasadan açıkça anlaşılacağı üzere bu tarihten önceki yabani zeytinliklerin yasal olarak orman olduğu, öncesi orman olan ve … sahası olarak orman sınırları dışında bırakılan yabani zeytinliklerin usulüne uygun tahsisi yapılmadıkça orman niteliğini yitirmelerinin söz konusu olamayacağı, taşınmazın 191- 192 numaralı … parselleri içinde dağıtım dışı bırakılan alanda kaldığı, dağıtım dışında bırakılan … parselleri içindeki zeytin ağaçlarının aşılanmasının yasa anlamında imar- ihya sayılmayacağı ve bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı; iddiası ile davalı adına yapılan tespitin tamamen iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davacı … ise bu parselin batı kısmında bulunan eski duvar ile havacılar kooperatifine ait yer arasında kalan takriben 5000m2lik denize doğru açılan üçgen şeklinde bir bölümün kendisine ait ve halen zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek bu bölümün tespiti ile adına tescilini istemiş, dava dosyaları birleştirilmiştir.
Mahkemece, her iki davacının davasının da reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1985 yılında orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış 06/10/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacı …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece üç kez çekişmeli taşınmaz başında keşif yapılmış, ilk keşif sonucunda rapor düzenleyen tarım uzmanı … “ yöre için hazırlanan … parselasyon haritasının uygulanmasında taşınmazın (a+b+c+d+e ) harfleri ile gösterilen 28100.95 m2’lik bölümünün 192 numaralı … parseli; (f) harfi ile
gösterilen 1886.24 m2’lik bölümünün 191 numaralı … parseli kapsamında kaldığı; (g) harfi ile gösterilen 6493.30 m2’lik bölümünün ise … parselasyonu dışında kaldığı, toprak yapısı bakımından killi- kumlu- taşlı olduğu, (d) harfli kısmı haricinde taşlılık oranının yüksek olup (d) kısmında bu oran % 10 civarında, diğer bölümlerinde ise % 50 ye ulaşır durumda bulunduğu, taşınmazın güneyden kuzeye artan eğimli olup % 5 oranında devam ederken (d) kısmının kuzeyindeki kagir ev ve barakadan başlamak üzere kuzeye doğru artarak % 10’a ulaştığı, ayrıca ( a+ b+ c+f ) bölümlerinde batıdan doğuya doğru artan % 15- 20 oranında ikinci bir eğim daha bulunduğu, ( d ) kısmı üzerinde 55 adedi 20; 46 adedi 8- 10; 13 adedi ise 1-2 aşı yaşlarında 114 adet zeytin ağacının yer aldığı, evvelce % 35 fundalık, % 65 yabani zeytinlik iken 1954 yılında … parselasyon sahasına alındığı, fundalıklar temizlenerek yabani zeytinlerin bakımı, budama ve aşılama işlemlerinin yapılarak zeytinlik haline getirildiği, ( a+ b+ c+ e+ g+ f ) bölümlerinde ise 8- 10 aşı yaşlı toplam 168 adet zeytin ağacı ile yer yer delice zeytinlerin mevcut olduğu, ( b + c ) bölümlerinin deniz kenarına yakın bölümlerinde de 17 adet 30- 40 yaşlı kızılçam ağacı bulunduğu, parselin (d) bölümündeki zeytin ağaçlarının dip temizliği ve teknik bakımının yapılmış, gelişmişlik durumu iyi durumda olduğu, bu bölümdeki ağaçların aşı yaşları ile tespit tarihi olan 2001 yılı karşılaştırıldığında imar- ihyasına 17 yıl öncesinde başladığı ve halen de devam ettiği, henüz tamamlanmadığının anlaşıldığı, kalan bölümlerdeki zeytin ağaçlarının ise % 50 ye varan taşlılık nedeniyle yeterli gelişimi gösteremediği ve buralarda yer yer deliceler de mevcut olduğu, bu bölümlerde imar- ihyanın tespit tarihinden 5- 7 yıl önce başladığının anlaşıldığı”nı açıklamıştır. Yine aynı kişiden alınan ek raporda ise “ Eğer taşınmaz üzerindeki deliceler göz aşısı ile aşılanmışlarsa önceki raporumda açıkladığım hususlar aynen geçerlidir. Ancak aşılama kalem aşısı ile yapılmışsa parselin ( a, b, c, e, f ve g ) bölümlerindeki açıklamalar aynen geçerli olmakla birlikte (d) bölümünün kullanım durumu yeniden değerlendirilmelidir. Bu bölümdeki ağaçların anaç bakım süresi olan 4- 5 yılın aşı yaşlarına ilavesi ile 55 adet ağacın aşı yaşının 24- 25, 46 adet ağacın aşı yaşının ise 12- 15 olarak değiştirilmesi gereklidir. “ şeklinde görüş bildirilmesi üzerine bu hususun açıklığa kavuşturulması için 2. keşif yapılarak 3 kişilik tarım bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bu raporda taşınmazın tamamının imar- ihyası tamamlanmış verimli zeytinlik olduğunun açıklanması üzerine de 3. keşif yapılıp yine 3 kişilik kurulu aracılığıyla inceleme yapılmıştır. Bu son rapor da ilk raporu doğrular nitelikte ve imar- ihyanın tam olarak bulunmadığı yolundadır. Dosya arasında bulunan 16/03/2004 tarihli … bilirkişi krokisinde taşınmazın … parselleri kapsamında kalan ve kalmayan bölümleri ile davacı gerçek kişinin hak iddiasında bulunduğu bölümler gösterilmiştir. Buna göre ilk ve son tarım bilirkişi raporlarında (d) harfi ile tanımlanan ve imar- ihyasının tamamlanmış olma ihtimali belirtilen taşınmaz bölümünün 192 numaralı hiç kimseye tahsisi yapılmayan … parseli kapsamında kaldığı gözlenmektedir. Bir bölümü ise yine hiç kimseye tahsisi yapılmayan 191 numaralı … parseli dahilindedir. … parselasyonu dışında kaldığı bildirilen (g) harfli 6493.30 m2’lik bölümün ise ilk ve son tarım bilirkişi raporlarına göre imar- ihyasının tamamlanmamıştır.
Tüm bu raporların birlikte yapılan değerlendirmesi ve dosya kapsamından çekişmeli parselin bir bölümünün 26/01/1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince parselajı yapılıp 191- 192 numaralı … parseli olarak belirlenen yerlerin kapsamında kaldığı, bu yerlerin hiç kimseye tahsisinin yapılmadığı, bir bölümünün ise … parselasyonu dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Orman kadastro tutanaklarının incelenmesinde, yörede … parsellerinin bulunduğundan bahisle “3573 Sayılı Zeytinciliği Teşvik ve Islah Yasası uyarınca ormandan tefrik edilmiş orman sayılmayan zeytinlikler olduğuna, bu sahalar içinde kalan mülk ve topraklar hakkında komisyonumuzca bilahare verilecek kararlar ile mülkiyet ihtilafı mahkemeye intikal etmiş yerler hakkında mahkemesince verilecek kararlar saklı kalmak kaydıyla” denilerek bir bölüm yerler bu şekilde şartlı olarak orman sınırları dışında bırakılmıştır. 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777
Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” Yine 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7.maddesinde evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosunun orman kadastro komisyonunca yapılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslı orman ağacı olup, ancak 3573 Sayılı “ Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “ hükümlerine göre yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yer orman sayılmaz. Yasa gereği … parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle iktisabı mümkün değildir. Hatta 3573 Sayılı Yasanın 4086/2. md ile değişik 3 maddesinin 3 fıkrasındaki; “Beş yıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredilir. Bu yolla verilen taşınmazlar hiç bir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu taşınmazlar; miras dahil hiç bir şekilde bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü hiç bir şekilde küçültülemez. Aksi takdirde Hazinece geri alınır. Bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerh verilir.
Bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen izin Bakanlıkça resen iptal edilir.” hükmü gereğince … Yasası gereğince bir yerin tapusu oluşturulmuş olsa dahi şartları yerine getirilmediği takdirde tapunun iptali olasıdır. Çekişmeli taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı, diğer bölümlerine kıyasla emek sarf edildiği izlenimi veren (d) harfli bölümün de hiç kimseye tahsisi yapılmayan 192 numaralı … parseli kapsamında kaldığı açıktır.
Bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılması davalıya bir hak sağlamaz. Aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınması ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilmesi her zaman olasıdır. Değinilen yönler göz önünde bulundurularak Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle gerçek kişinin temyizi itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.