Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/333 E. 2010/4944 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/333
KARAR NO : 2010/4944
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … Köyü, 143 ada 27 ve 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar, 22 numarası vergi kaydı ile zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiş ise de kadastrodan önce genel hukuk mahkemesinde taşınmaz hakkında görülmekte olan dava bulunması nedeniyle malik hanesi açıktır.
Davacı, … Köyü Manastır Yaylası Mevkiinde bulunan, doğusu … …; … … ve … …, …; … halefleri, Kuzeyi; …, … ve … … tarlaları ile çevrili toplam 15 dekar miktarındaki taşınmazı, imar ve ihya, satın alma ve eklemeli zamanaşımı zilyetliği nedeniyle maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır
Mahkemece 09/11/1992 gün ve 1992/369-599 sayılı kararla (davacının yasal süresi içinde delillerini sunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş) kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12/04/1994 gün ve 1993/2693-1994/5159 sayılı karar ile (14/10/1992 tarihli yargılama oturumunda davacıya 10 gün içinde delil listesini vermek üzere kesin süre verildiği ve ara kararı gereği davacı 23/10/1992 tarihli dilekçesi ile tanık listesini verdiği anlaşılmakla, mahkemece verilen kesin süre içerisinde gereği yapılmış olduğundan mahkemenin davanın reddine dair kararı hatalı olmakla tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekir) nedeniyle bozulmuştur.
Yargılama sırasında dava konusu yerde kadastro çalışmalarının sonuçlandırıldığının belirlenmesi üzerine 28/09/1994 gün ve 1994/390-549 sayılı görevzizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece 22/09/1998 gün 1995/20-1998/14 sayılı kararla, davacının 11/03/1997 tarihli oturumda davacının davasından vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 01/02/1999 gün ve 1998/12250-1999/143 sayılı bozma karar ile (çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve çekişmeli taşınmazın 27 parsel numarası aldığı, 3402 Sayılı Yasanın 1. Maddesi uyarınca kadastro hakimi sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermekle birlikte sicil oluşturulması) gereğine değinilmiştir,
Mahkemece bozmaya uyularak 06/07/1999 gün 1999/3-1999/37 sayılı kararla (davanın feragat nedeniyle reddine ve 143 ada 27 nolu parselin tespit gibi davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/09/2000 gün ve 2000/5937-6741 sayılı kararıyla (davacının, asliye hukuk mahkemesinde, sınırlarını bildirdiği 15 dönüm yer hakkında tescil davası açtığı, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27, 28 ve 30/2 maddeleri gereğince tespit tarihinden önce o taşınmaz hakkında genel mahkemede bir davanın bulunması halinde, kadastro tespit tutanağının malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenmesi gerektiği, her nasılsa malik hanesi kapatılmış ya da tescil edilmiş ise, o parsel hakkında yapılan bu işlem yok hükmünde olduğundan, asliye hukuk mahkemesine verilen dava dilekçesinde mevkii ve sınırları … 15 dekar yüzölçümündeki taşınmazın kadastro sırasında hangi ada-parsel numarasıyla tespit yapılıp tutanağının düzenlendiğinin yapılacak tespit keşfiyle belirlenmesi, bundan sonra o parsellerin tümünün tutanak aslı ve ekleri bulunduğu yerden getirtilmesi, o parsellerin kadastrosunun kesinleştirilmiş olmasının hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurularak o parsellerin tespit malikleri bu davanın doğal tarafı sayılacağından onlara duruşma günü tebliğ edilerek davadan haberdar edilmesi, bundan sonra taraf delilleri toplanması, davacının orman suçundan hükümlülüğüne ilişkin sulh ceza mahkemesinin 1992/449 sayılı dosyası içerisindeki kroki yerine uygulanması, 22 numaralı vergi kaydının 143 ada 27 ve 148 ada 6 numaralı parsellere revizyon gördüğü anlaşıldığından bu vergi kaydı getirtilip yerine uygulanması, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı belirlenmesi, tarafların da göstereceği delillerle yetinilmeyerek malik hanesinin açık olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2. maddesi hükmüne göre mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanarak çekişmeli taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, … Köyü Yayla mevkiinde bulunan 143 ada 27 parsel sayılı taşınmazın davacı … ADINA TESCİLİNE, 148 ada 6 nolu parselin dışında yer alıp doğusunda kalan ve orman yüksek mühendisi bilirkişinin 02/09/2008 tarihli raporu ekindeki krokide beyaz bırakılan (ve harita mühendisi bilirkişinin 01/10/2007 tarihli raporunda ise sarıya boyanarak (B) ile gösterilen) 1650 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkındaki davanın vazgeçme nedeniyle reddine, BU BÖLÜMÜN ORMAN NİTELİĞİYLE HAZİNE ADINA TESCİLİNE, 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, orman yüksek mühendisi bilirkişinin 02/09/2008 tarihli raporu ekindeki krokide … ile taranarak (B) ile gösterilen 7691 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkındaki davanın KABULÜNE, bu bölümün … ADINA TESCİLİNE, 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan ve orman yüksek mühendisi bilirkişinin 02/09/2008 tarihli raporu ekindeki krokide yeşil ile taranarak ve harita mühendisi bilirkişinin 09/04/2009 tarihli rapor krokisindeki gibi (A1 ) ve ( A2 ) ile gösterilen sırasıyla 545 m2 ve 2250 m2 olmak üzere toplam 2795 m2 yüzölçümündeki bölümler hakkındaki davanın REDDİNE, BU BÖLÜMLERİN ORMAN NİTELİĞİYLE HAZİNE ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Davaya konu yerde 1993 yılında yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya
uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.