Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3415 E. 2010/3844 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3415
KARAR NO : 2010/3844
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR EDİLEN : Vakıflar Yönetimi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 ile 7510 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiş, Davalı … davayı Vakıflar Yönetimine ihbar etmiş, Vakıflar Yönetimi davanın reddine istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Davalı … Belediyesi adına kayıtlı olan çekişmeli 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parseller hükmen … Vakfı adına tapuya tescil edilen 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin ifrazıyla oluşmuş, 848 sayılı parseldeki payı nedeniyle davalı … adına tapuya tescil edilmiş, Çekişmeli 7510 ada 3 ve 5 sayılı parseller ise genel kadastroda Hazine adına tesbit edilen ve Orman Yönetimi, Vakıflar Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtıkları dava sonunda, Vakıflar Yönetiminin tutunduğu hakem kararı ve tapu kaydı kapsamında kaldığı orman ile ilgisinin olmadığı belirlenerek Kadastro Mahkemesinin 05.09.1988 gün ve 1988/238-173 sayılı kararıyla ifrazen Vakıflar Yönetimi adına tapuya tescil edilen 544 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuş, 544 sayılı parselin maliki olması nedeniyle bir kısım payları ise davalı … adına tapuya tescil edilmiştir.
1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, Çekişmeli … Mahallesi 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parsellerin tamamı, 7510 ada 3 sayılı parselin ise … köyü 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün, … Köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca Akdeniz makisi olarak ayrıldığı, 1976 yılında makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek orman sınırları içinde aplike edilip, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin iptali için Yönetimler tarafından her hangi bir dava açılmadığı, sonraki işlemlerde durumunun değişmediği belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişilerin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde, 1971 yılında genel kadastroda zilyetliğe dayanılarak gerçek kişiler adına tesbitinin kesinleşmesiyle tapuya tescil edilip, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın korumasından faydalanamayacağı,
Her ne kadar Çekişmeli … Mahallesi … Mahallesi 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parsellerin tamamı, 7510 ada 3 sayılı parselin ise … köyü 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün Vakıflar Yönetimi adına tesciline ilişkin Tapulama/Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararı varsa da, Orman Yönetimi yada Hazinenin bu kararın tarafı olmadığı gibi, Kadastro Mahkemesi kararının, 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanını Hakem sıfatıyla verdiği 9.4.1973 tarih 40-48 sayılı karar ile kesinleşmiş orman kadastrosun uygulanmasına dayalı olduğu, oysa daha sonra yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre istisnalar dışında tüm ormanların devletleştirildiği, 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre iade edilecek ormanlar arasında Vakıf Ormanlarının sayılmadığı, dava nedenleri farklı olduğundan sözü edilen kararların somut olay için kesin hüküm oluşturmayacağı, ayrıca bu kararın ekli krokisi ölçekli olmadığından uygulanamayacağı ve hakem tarafından 3303 Sayılı Yasa hükümlerine göre mülkiyetin aidiyetine karar verilebileceği, ancak tescil anlamına gelecek karar verilemeyeceği, orman kadastrosunun iptali ve bu şekilde de tescil yada tescilin değiştirilmesi veya terkini sonucu doğuran Hakem Kararına değer verilemeyeceği, yöntemince tebliğ edilip edilmediği ve kesinleşip kesinleşmediğinin de anlaşılamadığı, Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu Çekişmeli … Mahallesi … Mahallesi 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parsellerin tamamı, 7510 ada 3 sayılı parselin ise … köyü 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, Hazinenin çekişmeli … Mahallesi … Mahallesi 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parsellerin tamamı, 7510 ada 3 sayılı parselin ise … Köyü 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Karar tarihinden sonra , 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez. Yasa hükmü “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütülmüştür.
2) Davalı Belediyenin çekişmeli … Köyü (Mahallesi ) 7510 ada 5 sayılı parselin tamamı ve aynı ada 3 sayılı parselin … köyü 259 sayılı parselden müfrez 544 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli 7510 ada 5 sayılı parselin tamamı ve aynı ada 3 sayılı parselin kısmen, 259 sayılı kadastro parselinden hükmen ifraz edilerek 544 parsel sayısı ile … Vakfı adına tescil edilen parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu ve fiili olarak da bu parsel içinde kaldığı, bu taşınmazların 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı daha sonra, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanıp, mahkemece, bu parsellerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Genel kadastroda 156950 m2 yüzölçümündeki 259 sayılı parsel, Vakıflar Yönetiminin açtığı ,orman yönetimi ve Hazinenin de taraf olduğu dava sonunda Tapulama Mahkemesinin kesinleşen 05.09.1988 gün ve 1988/238-173 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve 259 sayılı parselin orman tahdidi dışında ve Vakıflar Yönetiminin tutunduğu 1936 tarih 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen, 155900 m2 yüzölçümündeki bölümünün … vakfı adına tesciline karar verildiği ve 544 parsel sayısı ile tapuya tescil edildiği, 259 sayılı parselin geri kalan 1050 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, orman tahdidi içinde kaldığı saptandığından 545 parsel sayısı ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında daha önce taraf, konu ve neden birliği başka bir anlatımla H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşulları taşıyan bir kesin hüküm varsa, bu hükmün daha sonraki tarihlerde aynı taraflar yada halefleri arasında, aynı nedenle açılacak davalarda kesin delil olarak değerlendirilmesi zorunludur.
Davaya konu 7510 ada 5 sayılı parselin tamamı ve aynı ada 3 sayılı parselin … köyü 259 sayılı parselden müfrez 544 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün, Orman Yönetimi, Hazine ile Vakıflar Yönetimi arasında görülen dava sonucunda 259 sayılı kadastro parselinin, 155900 m2 yüzölçümündeki, Tapulama Mahkemesinin 05.09.1988 gün ve 1988/238-173 sayılı kesin hükmü ile … Vakfı adına tesciline karar verilerek tapuya tescil edilen 544 sayılı parselin ifrazıyla oluştuğu, Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kesinleşmiş kararının, 766 Sayılı Yasanın 55, 3402 Sayılı Yasanın 34. maddeleri gereğince, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm koşullarının oluştuğu gözetilerek, Mahkemece öncelikle dava dosyasının hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen Orman Bilirkişi ve … Bilirkişiye yeminleri hatırlatılıp verilerek çekişmeli 7510 ada 3 sayılı parselin … Köyü 544 ve 848 sayılı parseller içinde kalan bölümlerini gösteren ve infaza olanak veren krokisinin düzenlettirilmesi, daha sonra … Köyü 7510 ada 5 sayılı parselin tamamı ve aynı ada 3 sayılı parselin … köyü 259 sayılı parselden müfrez 544 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu taşınmazlara ilişkin davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; göre davalı belediyenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan … Köyü (Mahallesi ) 7509 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı Belediyenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli 7510 ada 3 sayılı parselin … Köyü 252 sayılı parselden müfrez 848 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı Belediyenin temyiz itirazlarının kabulü ile … Mahallesi 7510 ada 5 sayılı parselin tamamı ve aynı ada 3 sayılı parselin … Köyü 259 sayılı parselden müfrez 544 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA 25.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.