Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/347 E. 2010/3149 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/347
KARAR NO : 2010/3149
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-…

Taraflar arasındaki orman kadastrdosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine Vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 781 parsel sayılı 14638.21 m2, 101 ada 782 parsel sayılı 1200.17 m2 yüzölçümündeki fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazlar hakkında kısmi ilan süresi içersinde Orman Yönetimi tarafından orman tesbit ve sınırlandırılmasına itiraz davası açılması nedeniyle, hanesi boş bırakılarak tutanak ve ekleri 3402 sayılı Yasanın 5 inci maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve orman sınırlarının daraltıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından taşınmazların ham toprak niteliğinde orman sayılmayan yerlerden olduğu nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tespit tutanaklar düzenlendiğine göre, 3402 sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince tespit tutanaklarında yazılı hak sahiplerinin davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 15/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.