Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3581 E. 2010/7016 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3581
KARAR NO : 2010/7016
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyalan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.05.2009 gün ve 2009/5206-8258 sayılı kararında özetle; “Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1989 yılında yapılıp kesinleşen 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, orman tahditi içinde kalıp devlet ormanı olan taşınmazın bu niteliğini koruduğu sürece her hangi bir kurum yada kişi tarafından tapu kaydı oluşturulamayacağıdan, ihdasen oluşturulan tapu kayıtlarının değerinin bulunmadığı, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, hususları gözetilerek, çekişmeli 1589 ada 5 sayılı parselin 297 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve
1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre, davalı tarafın 1589 ada 5 sayılı parselin 297 sayılı parselden ifraz edilen, başka deyişle 297 parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü için yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları red edilmiş, davalı tarafın, çekişmeli 1589 ada 2 sayılı parselin tamamı ve 1589 ada 5 sayılı parselin 1620 ve 1621 sayılı parsellerden 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilen bölümüne ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek, 1589 ada 2 sayılı parselin tamamen, 158 ada 5 sayılı parselin ise kısmen ifraz edildiği … … Köyü 1620 ve 1621 sayılı parsellerin 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına tesbit edilip, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre hak sahibi olarak belirlenen kişilere satıldığı, bu şekilde devlet ormanı ve 2/B Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarla ilgilerinin kalmadığı, bu parsellerin oluşumuna esas Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonu, Rayiç Değeri Belirleme Komisyonu ve Satış Komisyonu gibi idari birimlerin kararları iptal edilmeden bu parsellerin tapu kayıtlarının iptalinin istenemeyeceği gözetilerek, öncelikle daha önce keşfe katılan … bilirkişiye çekişmeli 1589 ada 5 sayılı parselin, 297 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü ile 1620 ve 1621 parseller içinde kalan bölümlerinin infaza olanak veren, ülke koordinat sistemine göre ölçekli ifraz krokisi düzenlettirilip, 1589 ada 2 sayılı parselin tamamına ve 1589 ada 5 sayılı parselin 1620 ve 1621 sayılı parsellerden ifraz edilen bölümüne ilişkin davanın reddine, 1589 ada 5 sayılı parselin 297 parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü için açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli … Köyü 1589 ada 2 sayılı parsele ilişkin davanın REDDİNE, 1589 ada 5 sayılı parsele ilişkin davanın KISMEN KABULÜNE, … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 18.12.2009 tarihli ek raporda (5-A) ile gösterilen 7 m2 ve (5-B) ile gösterilen 229 m2 olmak üzere toplam 236 m2 bölümün tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (5-D) ile gösterilen 107 m2, (5-C) ile gösterilen 247 m2 bölümlere ilişkin davanın ise REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilen edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış yada herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayıl Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 ila 21.09.1970 tarihinde arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Arsa niteliğinde ve sırasıyla 600 m2 ve 590 m2 yüzölçümündeki tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli parseller, genel kadastroda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kadastro tesbiti … Şamlı adına itirazsız kesinleşen 11300 m2 yüzölçümündeki … … Köyü 297 sayılı parsel ile 3763 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına tapuya tescil edilen 7141 m2 yüzölçümündeki 1620 (… Bora’ya …), 1461 m2 yüzölçümündeki 1621 sayılı (… ya …) parsellerin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuş, … … köyü 297 ve 1621 sayılı parsellerdeki payı nedeniyle … adına tapuya tescil edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.