YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3598
KARAR NO : 2010/4286
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … … … Beldesi … Mahallesi, 125 ada 1 parsel sayılı 2650,82 m² ile 122 ada 4 parsel sayılı 1569,37 m² yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden çamlık niteliğiyle, 122 ada 3 parsel sayılı 2438,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise belgesizden tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı taşınmazların zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin tespitlerinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 23.08.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazlardan 125 ada 1 nolu parselin %10-12, 122 ada 4 nolu parselin ise % 40-45 eğimli oldukları, son 10-15 yıldır kullanılmadıklarından üzerlerinde çalımsı formlar geliştiği,1 nolu parsel üzerinde ayrıca 3-20 yaşlarında 26 adet çam ağacı bulunduğu anlaşıldığından, bu durumda çekişmeli taşınmazların eylemli orman sayılan yer olduğunun kabul edilmesi gerektiği gibi davacı yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen 125 ada 1 nolu ve 122 ada 4 nolu taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Dava konusu 122 ada 3 nolu taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve davacı yararına zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı, tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilen taşınmaza yönelik zilyetlik iddiası ile dava açtığına göre, temyize konu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gereklidir. Ayrıca çekişmeli taşınmaz yönünden zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.
O halde; mahkemece dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları, orijinal renkli memleket haritaları ve kesinleşmiş tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, taşınmazın orman olmadığının anlaşılması halinde ise yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan zilyetliğin sürdürülüş biçimi kesin tarih ve olaylara dayalı olarak sorulmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılarak, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01.04.2010 günü oybirliği ile karar verildi.