YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3613
KARAR NO : 2010/4013
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 162 ada 1 parsel sayılı 41954834.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği, vergi kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak taşınmaz içerisinde dört adet köy merası, köy …, kışlak ve bostan tarlası niteliğinde yerleri olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin mahkemenin 2007/293 sayılı dosyasında davalı olduğundan tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Köy Tüzel Kişiliği adına Köy Muhtarı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 15/10/1967 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dairece aynı gün temyiz incelemesi yapılan, Dairenin 2010/3612 E. (Mahkemenin 2007/169-324) sayılı, Darenin 2010/3611 E. (Mahkemenin 2007/240-330) sayılı, Dairenin 2010/3613 E. (Mahkemenin 2007/168-323) sayılı dava dosyalarında, 162 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarında ve kesinleşen orman kadastro haritasına göre orman kadastro sınırları içersinde orman sayılan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluşmadığından davanın reddine ve 162 ada 1 sayılı parsel 2007/293 sayılı dava dosyasında davalı olduğundan tescil konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de yapılan inceleme ve verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Uzman bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde orman sayılan yerlerden olduğu, kesinleşen orman kadastro haritası kapsamında kalmasa bile orman kadastrosunun seri bazında yapılması nedeniyle eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasında da orman sayılan yer olarak göründüğü, yörede 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle orman olarak kadastrosunun her zaman yapılabileceği” belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; 162 ada 1 sayılı geniş yüzölçümlü orman parseli hakkında temyiz incelemesi yapılan 2007/168 – 169 – 240 sayılı dava dosyaları dışında mahkemenin 2007/234 – 306 – 298 – 200 – 242 – 239 – 278 – 196 – 318 – 307 ve 293 sayılı dosyalarında da davalar bulunduğu, tutanak aslının 2007/293 sayılı dosya içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro hakimi, dava konusu olan parsel ya da parsel bölümlerinin kim ya da kimler adına tescil edileceğini vereceği hükümde göstererek düzenli sicil oluşturmakla görevlidir.
Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş: 162 ada 1 sayılı parselin çeşitli bölümlerinin dava konusu edilen 2007/234 – 306 – 298 – 200 – 242 – 240 – 239 – 169 – 278 – 196 – 318 – 168 – 307 ve 293 sayılı dava dosyalarının 162 ada 1 sayılı parselin tutanak aslının bulunduğu 2007/293 sayılı dosya ile H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak infaza olanak vermiyecek şekilde … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı köy tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 29/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.