YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3637
KARAR NO : 2010/9439
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 17/11/2009 gün ve 2009/17110-16965 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar …, … ve … Köy Tüzelkişiliği ile … ve arkadaşları vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1) … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.02.2006 gün 2001/132-10 sayılı kararı ile davacı ile davalılar arasında görülen tapu iptali tescil davası sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar dairenin 22.03.2007 gün 2007/16547-3544 sayılı kararı ile bir kısım parseller yönünden onanmasına, bir kısım parseller yönünden bozulmasına karar verilmiş, davacı … vekili ile … Köyü Tüzelkişiliği, davacı … mirasçıları, … ve arkadaşları … vekili, yine davalılardan …, … ve arkadaşları … mirasçısı …, … mirasçıları … ve arkadaşları … mirasçısı … , … , … ve arkadaşları vekili ve …, …, … ve arkadaşları, …, …, …, … … mirasçıları … ve arkadaşları ve …, … mirasçıları olan … ve arkadaşları ve … mirasçısı … mirasçısı ve … tarafından Yargıtay kararının düzeltilmesi istenmiş ve Dairenin 11.12.2007 gün 2007/14879-16224 sayılı kararı ile davaya konusu 373 parselin numarasının hatalı yazıldığı, doğrusunun 273 olduğu anlaşılmakla, bu kanunun düzeltilmesine, diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiş ve bundan sonra asıl (2001/122 sayılı tapu iptali ve tescil davasının davalılardan … ve 44 arkadaşı ile … Köyü Tüzelkişiliği vekili Av. … tarafından 19.11.2008 günlü dilekçe ile mahkemenin 06.02.2006 gün 2001/10 sayılı kararının onanarak kesinleşen parsellerin bir kısmı yönünden Yargılamanın iadesi talebinde bulunarak, davacının tapu kaydının kadastro sırasında uygulanmayan kayıtlar listesine alındığını ve davacı tapu kayıtlarının taşınmazlarda uymadığını, bir kısım parsellerin iyiniyetle satın aldığını, köy hudutnamelerinin uygulanmadığı gibi nedenlerle, yine; 605 parsel maliklerinden … bu parselin anneleri … miras yolu ile intikal ettiğini, 2002 yılında intikallerinin yaptırılarak …, …, … adlarına tescil edildiğini ve bundan sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/307 sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğunu, tapu kaydına şerh konulmadığı için mahkemece satışına karar verilip, 2006/13 sayılı satış dosyasına konu edildiğini, 2001/122 sayılı dosyada davanın açıldığı, 2001 yılında 605 maliki olan anneleri … … in davada taraf olduğunu, mahkeme kararının sonradan kendilerine tebliğ edildiğini, yargılama sırasında taraf teşkili sağlanmadan davanın karar bağlanması nedeniyle 19.12.2008 tarihli dileçe ile mahkemenin 2008/352 sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesini istemiş, mahkemenin 26.12.2008 gün 2008/352-379 sayılı kararıyla daha önce … 45 arkadaşı vekili Av. … tarafından açılan mahkemenin 2002/332 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bundan sonra, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2009 gün ve 2008/332-10 sayılı kararı ile yargılamanın iadesi davası reddedilmiş ve bu karar dairenin 03.11.2009 gün 2009/16425-16191 sayılı kararı ile “H.Y.U.Y.’nın 445. ve devamı maddelerinde sınırlı olarak belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine uymadığından davacı …, … arkadaşları vekili ve … Köy Tüzelkişiliği vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme hükmünün onanmasına” karar verilmiştir.
2) Bu kez davacılardan … süresinde verdiği 04.01.2010 tarihli dilekçe ile Daire Başkanı … ve üyeler … ve …’ı … hakiminin reddedilmesine ilişkin kararının reddine ilişkin merci kararının onanmasında ilgili daire kararında imzasının bulunmaları nedeniyle, üye …’ın da Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.02.2006 gün ve 2001/122-10 sayılı kararının temyiz incelemesi aşamasında tetkik hakimi olarak görev yaptığı ve dairenin 22.03.2007 gün 2006/16547-3544 sayılı kararını yazdığı halde, karar düzeltme isteminin reddiyle ilgili kararın temyiz edilmesi üzerine dairenin 11.12.2007 gün ve 2007/14879-16224 sayılı karar düzeltme isteminin reddine ilişkin imzasının bulunması ve ayrıca yargılamanın iadesi ile kararın temyiz aşamasında duruşmaya katılıp Dairenin 30.09.209 gün 2009/9157-13874 sayılı iade kararında da imzası bulunması nedeniyle Üye …’ı reddettiğini bildirerek ve karar düzeltme istemine ait kuvvetli delillerin de bulunduğu nazara alınarak daire kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasını istediği,
3) 552-575 parsel maliki davacı … süresinde verdiği 07.01.2010 günlü dilekçeleri tapu maliki …’un tapu kaydında … olduğu gibi … ve …’e hibe ettiği halde 1983 yılında asıl davanın davacısına satış yapılmasının mümkün olmayacağını (dilekçesine eklediği belgeye göre sözü edilen tapu kaydının asıl davacı … dayandığı tapu kaydı ile ilgisi olmadığı, sözü edilen Eylül 1978 tarih 148 nolu tapu kaydının kadastro sırasında dava dışı 131-926-941-942 parsellere revizyon gördüğü görülmektedir.) bu tapunun kuvvetli delil olduğu nazara alınarak karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasını istediği,
4) Davacı … ile … ve arkadaşları vekili Av. … süresinde verdiği 07.01.2010 günlü dilekçesi ile daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/122 sayılı dosyasında dayandıkları köy hudutnamesinin yerine uygulanmadığını, orman bilirkişileri ve kadastro bilirkişilerin raporlarında farklı görüşler ileri sürüldüğünü, Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğünden aldıkları belgelerin kendilerini doğruladığını, taşınmazlarda Vakıflar Genel müdürlüğünün haklarının bulunduğunun nazara alınmadığını, mera ile tarım arazilerinin birbirine karıştırıldığını, … Köyünde halen orman kadastro çalışmaları bulunmadığı halde, Orman Yönetiminin dava konusu yerlerin orman iddiasında bulunduğunu bildirerek, dairenin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının karar düzeltme yolu ile mahkeme kararının bozulmasını istediği anlaşılmaktadır.
5) Yine karar düzeltme dilekçesinin verilmesinden çok sonra dairemize 02.03.2010 tarihinde intikal eden … … Göker imzalı 18.03.2010 tarihli dilekçede, karar düzeltme aşamasında olan bu davanın öncelikle görevli olan Yargıtay Hukuk Dairesinde incelenmesinin istendiği, yine 05.04.2010 tarihinde Dairemize intikal eden … imzalı 02.04.2010 tarihli dilekçede aynı iteklerin tekrarlandığı ve 02.04.2010 tarihli dilekçede köy muhtarı …, …, … tarafından daha önce bildirilen sebeplerle Başkan …, Üye … , Üye …’ı reddettiklerini bildirmişlerdir.
6) Dairece öncelikle Başkan ve Üyelerin ret edilmesine ilişkin dilekçeler Yargıtay Yasasının 39/III-3. maddesi çerçevesinde incelenmiştir. Sözü edilen yasa hükümlerine göre bir Yargıtay Dairesinin toplantılarını engelleyen toplu red istemleri dinlenmez. Daire Başkanı ve iki üyenin reddi istendiği ve halen daire bir başkan ve 6 üye ile çalışmasını sürdürdüğü, kalan 4 üye ile dairenin toplanması mümkün olmadığından, istemin toplu red niteliğinde olduğu ve dairenin toplanmasını engellediği görülmekle davacılar …, … ve köy muhtarı …’in, red istemlerinin dinlenmesine yer olmadığına, hakim reddine ilişik işin esasına girilmediğinden, red isteminde bulunanlara H.Y.U.Y.’nın 5728 Sayılı Yasa ile değişik 36/II. maddesi gereğince para cezası verilmesine oybirliği ile karar verildikten sonra işin esasının incelenmesine geçildi:
7) Karar düzeltme isteminde bulunanların bir kısmı karar düzeltme isteminin 20. Hukuk Dairesinde incelenmeyip başka bir hukuk dairesi tarafından incelenip karara bağlanmasını istemişlerse de, Yargıtay Yasasının 14. maddesi keza Yargıtay Başkanlar Kurulunun 26.01.2009 gün 1 sayılı kararı gözönünde bulundurulduğunda, asıl davada Orman Yönetiminin taraf olduğu, davada orman incelenmesinin yapıldığı, mahkemenin ilk kararının Dairenin 22.03.2007 gün 2007/16547-3544 sayılı kararı ile kısmen onanıp kısmen bozulduğu, yargılamanın yenilenmesi davasında Orman Yönetimi taraf değilse de, bu davanın asıl davanın uzantısı olup oradaki delillerin de değerlendirilmesi gerekeceğinden, temyiz inceleme görevinin Dairemizi ait olduğu,
8) Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur.
Dairenin 22.03.2007 gün 2007/16547-3544 sayılı kısmen onama ve kısmen bozma kararını, o tarihte Dairemizde tetkik hakimi görevinde bulunan ve halen Daire Üyesi …’ın tetkik hakimi olarak heyete sunmadığı, yine aynı kararın karar düzeltme isteminin reddine ilişkin 11.12.2007 gün 2007/14879-16224 sayılı kararında da raportör üye olarak görev yapmayıp sadece üye sıfatıyla karara katıldığı, dairedeki evrak asıllarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde … hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 172.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 35.50.- TL. red harcının düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınmasına 01/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.