YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3676
KARAR NO : 2010/6964
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 19/10/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/05/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden gelmedi, karşı taraftan davalı … YÖNETİMİ vekili avukat… ve HAZİNE vekili avukat ….geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava konusu … KÖYÜ 122 ada 19 parsel sayılı orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı taşınmazın, bitişiğinde bulunan ve adlarına tescil edilen 122 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte Mart 1953 tarih 56 numaralı tapu kapsamında malik ve zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dav, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22/03/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması çalışması ve 1989 yılında yapılan ve arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışması vardır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman sınırı içinde kalan ve fiilen de orman örtüsü ile kaplı yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; her ne kadar karar başlığında Orman Yönetimi ihbar edilen sıfatı ile yazılmış ise de, dava konusu taşınmazın tapuda orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı olduğundan, orman yönetiminin davada yasal hasım olara yer aldığı ve duruşmada da avukat ile temsil edildiği anlaşıldığından,lehine avukatlık ücreti verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “5-AAÜT gereği takdir edilen 1.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ” denilmiş olması doğru değildir.Ancak, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “5-AAÜT gereği takdir edilen 1.200,00-TL vekalet
ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,” cümlesi hükümdün çıkarılarak; bunun yerine, “5-AAÜT gereği takdir edilen 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar HAZİNE ile ORMAN YÖNETİMİNE verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınarak davalı HAZİNE ve ORMAN YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.