YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3931
KARAR NO : 2010/7411
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 147 ada 9 parselin davalılar adına tapuda kayıtlı ise de, 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığını ve orman olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Aynı şekilde birleştirilen 2006/196 – 206 sayılı dosya ile de 147 ada 9 parselin 2/B alanı içinde kaldığını ve tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline talep etmiştir. Davalılar ve karşı davacılar Müeyyed Baytar, …, …, …, …, …, … ve Hediye … vekilleri, dava konusu parselin imar uygulamasına tabi olduğu ve daha sonra imar uygulamasının idare mahkemesinin kesinleşen kararı ile iptal edildiğini, dava konusu parselin tapu kaydının imar uygulaması öncesindeki eski haline dönüştürülmesinin sorunlu olduğunu, imar uygulaması ile paydaş oldukları 9 parsel sayılı taşınmazın kısmen 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalması nedeni ile 2/B şerhi konulduğunu, taşınmazın bulunduğu yörede 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılarak kesinleştiğini, ayrıca 2896 ve 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2/B uygulaması yapılarak kesinleştiğini, eski hale getirme konusunda Hazineye yetki verilmesini ve müvekkillerine ait hisselerdeki 2/B şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, Hazine tarafından davalılardan Ramis Kömürçü aleyhine açılan davanın reddine, … Köyü 147 ada 9 parselin kesinleşen imar uygulaması ile 99, 705, 101 ve 1385 ada 7 ve 8 parsellere ayrıldığı 705 parselin tarla ve ahşap ev vasfı ile Hazine adına, 1385 ada 8 parselin arsa vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edildiği anlaşıldığından ve bu parseller içinde kalan yerlere ilişkin dava konusuz kaldığından bu yerler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 147 ada 9 parselin imar uygulaması ile oluşan 99, 101 ve 1385 ada 7 parseller üzerinde kalan kısmı bu davada yer alan çok sayıda davalılar adına tespit ve tescil edildiğinden imar uygulaması ile oluşan 99, 101 ve 1385 ada 7 nolu parsel malikleri adına Hazinenin istediği taktirde dava açmakta muhtariyetine, … Köyü 147 ada 9 nolu parselin 99, 101 ve 7 nolu parseller üzerinde kalan kısmı yönünden davacı Hazine tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından imar uygulaması ile oluşan 99, 101 ve 1385 ada 7 parsele ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu … Köyü 147 ada 9 parsel, arsa vasfı ile 8737,19 m2 yüzölçümü ile tapuda davalılar adına paylı olarak kayıtlıdır ve 09.05.1997 tarih 1481 yevmiye ile imar uygulaması sonucunda oluşmuştur. 147 ada 9 parsele ait kroki ile kadastro paftası çakıştırıldığında 147 ada 9 parsel içinde 99 -100 ve 101 nolu kadastro parsellerinin kısmen kaldığı görülmektedir. Yörede 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 99 -100 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kayıtlarına dayanılarak gerçek kişiler adına tespit edilmiş ve tutanaklar itirazsız kesinleşmiştir. Halen tapuda davalı gerçek kişiler adına kayıtlıdır. 147 ada 9 sayılı parselin oluşumuna neden olan imar uygulaması … II. Bölge İdare Mahkemesinin 2000/255-161, 2000/238-164, 2000/237-162 ve 2000/251-158 sayılı kararları ile iptal edilmiş ve karar Danıştay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Yargılama sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yeniden imar uygulaması yapılmış ve 147 ada 9 sayılı parselin bulunduğu alana 99-101-705 ve 1385 ada 7 ve 8 parsel numaraları verilmiştir. 99 ve 101 sayılı parseller kadastro parseli olup 99 parsel tarla niteliği ile 2280 m2 olarak davalı gerçek kişiler adına, 101 sayılı parselde yine tarla niteliği ile 2320 m2 olarak gerçek kişiler adına, 705 sayılı parsel ahşap ev ve tarla niteliğiyle 6656,22 m2 olarak Hazine adına, 1385 ada 7 sayılı parsel arsa niteliğiyle gerçek kişiler adına,1385 ada 8 sayılı parsel arsa niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu ile 14.09.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın bir kısmı orman sınırları içinde bırakılmış, 1982 yılında yapılan ve 14.03.1983 tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 madde uygulaması sonucu bu kısımlar Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1959 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazlar, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
… Bilirkişi … Mermer tarafından düzenlenen 24.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda 99 nolu parselin (C), 100 nolu parselin (A) ve (B), 101 nolu parselin (D) ile gösterilen kısımlarının çekişmeli 147 ada 9 parselin içinde kaldığı, 147 ada 9 sayılı parsele yönelik imar uygulamasının iptal edildiği; imar uygulamasının iptalinden sonra yargılama sırasında yapılan ve kesinleşen imar uygulaması ile 99 ve 101 nolu kadastro parsellerinde imar uygulaması yapılmadığı, 100 parselin 2. madde uygulaması ile PXXVIII nolu 2/B parseli içinde kalan ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan kısmının imar uygulaması ile 705 parsel numarası alarak ahşap ev ve tarla niteliğiyle 6656,22 m2 olarak Hazine adına, 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidine göre orman sınırları dışında kalan ve tarım alanı içinde kalan kısımlarının ise imar uygulaması ile 1385 ada 7 ve 8 parsel numarası alarak 7 parselin arsa niteliğiyle gerçek kişiler adına, 8 parselin ise arsa niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
1- Çekişmeli 147 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ekli krokide (A) ile gösterilen kısmının orman kadastro sınırları dışında ziraat alanı olarak bırakılan alanda kaldığı, bu kısım içinde 100 nolu parselin (A) ile gösterilen kısmının bulunduğu ve bu kısmın imar uygulaması ile 1385 ada 7 ve 8 parsel numarası aldığı anlaşıldığından davacı Hazinenin 1385 ada 7 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 147 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ekli krokide (B) ile gösterilen (ki, bu kısım içinde 99 nolu parselin (C) ile, 100 nolu parselin (B) ve 101 nolu parselin (D) ile gösterilen kısımlarının kaldığı ve 100 nolu parselin (B) ile gösterilen kısmının imar uygulaması ile 705 parsel numarası aldığı anlaşılmaktadır) kısmının orman sınırı içinde iken, 1744 Sayılı Yasa uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 99 -100 ve 101 parsellerin bir kısmının tahdit içinde bulunduğu sırada kadastro yoluyla oluşturulan tapu kayıtlarına yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle hukuken değer verilemeyeceğinden bu tür tapu kayıtları 1744 Sayılı Yasa uygulamasında nazara alınamaz, tahdit hattı ile irtibatlı kroki incelendiğinde 99 ve 100 nolu parsellerin 147 ada 9 parsel içinde kalan kısımları dışındaki kısımlarının da 1744 Sayılı Yasa uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ancak; davacı Orman Yönetimi tarafından 99 ve 101 nolu parselin dava dışı kısımlarına yönelik dava açılıp açılmadığı anlaşılamamakta olup Hazine tarafından 99 ve 101 nolu parsellerin tamamına yönelik dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, açılmış bir dava varsa veya Hazine tarafından yeniden bir dava açılır ise bu davalar dava dosyası ile birleştirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açılmış bir dava bulunmadığı veya … bir dava açılmadığı taktirde 24.07.2006 tarihli … Bilirkişi … Mermer tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda (C) ve (D) ile gösterilen kısımların dava konusu 147 ada 9 parsel ve bu parselin gittisi olan içinde kaldığı sabit olduğu gibi 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934-… 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-… M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralı da uygulanamayacağından, eski 147 ada 9 sayılı parselin içinde bulunduğu 99 ve 101 parsellerin orman kadastro sınırları içinde kalıp nitelik yitirmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. Maddesi gereğince hali hazır niteliği ile ve kaydında 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkan yer olduğu belirtmesi yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus dikkate alınmadan … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı Hazinenin 99 ve 101 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 31/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.