Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3965 E. 2010/5283 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3965
KARAR NO : 2010/5283
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 14.10.2008 gün ve 2008/8470 – 13086 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde müdahil Orman Yönetimi vekili ve davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman sınırlamasında 552 ila 557 orman sınır noktaları ile orman sınırı içine alındığı ve bu konudaki harita ve tutanaklar arazi kadastro ekiplerince tespit edildiği halde, yasanın açık hükmüne karşın arazi kadastro ekiplerinin harita ve tutanaklardaki sınırlara uymayarak ve kişilerin zilyetliğinde bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbitleri yapılıp kadastro komisyonuna gönderildiği ve kadastro komisyonunda taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesbite karar verdiği, ancak komisyon kararı aleyhine … ile tutanağın iktisap kararında isimleri … kişiler tarafından Kadastro Mahkemesinin 1994/560 sayılı dosyasında sadece Hazineye husumet gösterilerek dava açıldığı ve mahkemece birbirine bitişik olan 111 adadaki bu parsellerin Ramazanoğlu Vakfiyesi kapsamında kaldığı kabul edilerek başkaca bir araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemenin 01.02.1999 gün ve 1994/560-4 sayılı kararı ile Vakıflar adına tescil edildiği ve bu kararın 05.04.2000 tarihinde kesinleştiği, bundan sonra Hazine tarafından … aleyhine taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak kamu malı … olduğu iddiası ile dava açıldığı ve Orman Yönetiminin de orman savı ile davaya katıldığı, mahkemece taşınmazın kadim … olması nedeniyle Hazinenin davasının kabulüne karar verildiği ve Dairece de onandığı ve bu kez Vakıflar İdaresi ile Orman Genel Müdürlüğünün kararın düzeltilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazlar hakkında açılacak davalarda Hazine ve Orman Yönetimi zorunlu dava arkadaşı olup, ikisine de birden husumet yöneltilmesi gerekir. Nevar ki; Kadastro Mahkemesinin 1994/560 sayılı dosyasında sadece Hazineye husumet yöneltilmiştir. Orman Yönetimi o davada taraf değildir. Kadastro Müdürlüğü, Orman Yönetimi tarafından teslim edilen harita ve tutanaklara uymadığına ve önce görülen davada Orman Yönetimi taraf olmadığına göre, yöntemine uygun orman araştırmasının yapılması gerekir. Orman bilirkişi taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmişse de, memleket haritası ile kadastro paftasının çakıştırılmasında taşınmazın yüksek eğimli, çalılık ve münferit iğne yapraklı ağaç rumuzu ile işaretli yerde kaldığı görülmektedir. Bu durumda, ormancı bilirkişinin raporu yetersizdir.
Diğer taraftan; mahkemece, Vakıflar İdaresi ile Hazine tarafından görülen davanın da kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı da tartışılmalıdır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılırsa Kadastro Mahkemesinin 1994/560 sayılı dosyasında sadece Vakfiyenin uygulandığı, taşınmazın kamu malı … niteliğinde olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığı dosyanın aslı getirtilerek incelenmeli, Şayet böyle bir inceleme yapılmamışsa hukuki sebep farklı olması nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı gözetilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, anılan yönler gözetilmeksizin … biçimde hüküm kurulması isabetsiz, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; müdahil Orman Yönetimi ve davalı … Müdürlüğünün karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 14.10.2008 gün ve 2008/8470-13086 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.