YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3990
KARAR NO : 2010/6505
KARAR TARİHİ : 17.05.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi temsilcisi, davalı adına tapuda kayıtlı … Köyü 582 parsel sayılı 8490 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığından bu kısmın tapu kaydının iptali ile elatmasının önlenmesi iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde (A)=1780 m2 kısma ilişkin tapu kaydının iptaline ve davalının bu bölüme elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 19/10/1942 tarihinde yapılıp 20.03.1943 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1955 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın kısmen daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiş ve satış yolu ile davalıya intikal etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın kısmen 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırlarının içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun kısmen sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – … 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek
kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; davacı … Yönetiminin tapu kaydının iptali istemi aynı zamanda tescil istemini de kapsadığından çekişmeli 582 parselin iptaline karar verilen 1780 m2 lik bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde sadece tapu kaydının iptaline denilmiş olması doğru değil isede bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hükmün 1 numaralı fıkrasına ”…1780 m2’lik bölümünün 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,” cümlesinin ilave edilmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nin 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/05/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.