YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/402
KARAR NO : 2010/3758
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 02.07.2009 gün 9052-11101 sayılı bozma kararında özetle; “Davacının,…(…) Köyünde zilyetliğinde bulunan taşınmazın 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 2005 yılında yapılan ve 08.06.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek orman sınırları dışına çıkarılması istemi ile açtığı davanın yargılaması sırasında tesis kadastrosu yapılarak dava konusu yerler ile etrafına 290 ada 1 parsel numarası verildiği, mahkemece, çekişmeli (A) ve (B) ile işaretli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, … bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile işaretli 7188.75 m2 ve 655.95 m2’lik taşınmazla ilgili olarak orman kadastro çalışmasının iptaline ve orman sınırları dışına çıkarılmasına, tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine, (C) ile işaretli taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda temyize konu (A) ile işaretli 7188.75 m2’lik bölümün eski tarihli resmi belgelerde yeşil renkli meyve ağacı rumuzlu alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) ile işaretli bölümün ise açık renkli alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklandığı, dosyaya sunulan ek raporda orijinal memleket haritası üzerinde (A) harfli bölümün ibreli ve yapraklı ağaç rumuzlu , yeşil renkli alanda yer aldığı, (B) ile işaretli taşınmazın ise açık renkli alanda olmasına rağmen memleket haritasında yine ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, her iki taşınmazın eğimlerinin yüksek olduğu, (B) üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğu, bu taşınmazların bulunduğu yer ile tahdit içindeki ormanlık alanın arasında renk ve rumuz olarak hiç bir farklılığın bulunmadığı, tümüyle güneydeki ormanlık alanın devamı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden oldukları, ayrıca davacının 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesinde anılan ve orman kadastrosuna itiraz davası açmanın koşulu olan “hak sahipliği”ni de kanıtlayamadığı, bu nedenle davanın tamamen reddine, dava dosyasının kadastro tesbit tutanağı aslı ile birleştirilmek ve tescil işlemi yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği” açıklanmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.