YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4032
KARAR NO : 2010/6763
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu … Köyü 971 parsel sayılı 9500 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmazın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bu kısmının tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 182,67 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan arazi olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine, davalının bu bölüme elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 21.12.1945 tarihinde Resmi Gazetede ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre 05.12.2006 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Yörede genel arzi kadastrosu 1963 yılında yapılıp 04.02.1967 – 06.03.1967 tarihleri arasında ilan edilip kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftasının uygulanması sonucu dava konusu … Köyü 971 parselin (B) bölümünün 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu içerisinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerince bu durum gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere 1963 yılında kadastrosunun yapılıp yolsuz olarak tapuya tescil edilmek sureti ile sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – … 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3.
maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, daha sonra 2006 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulamasında bilirkişi raporunda (B) işaretli 182,67 m2 bölümün nitelik kaybı ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, gözönünde bulundurularak taşınmazın (B) işaretli bölümünün tapu kaydının iptal edilerek 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.