YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4312
KARAR NO : 2010/8070
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, …. ve …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … mevkii 156 parsel sayılı 2.580 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1954 tarih 35 ve 36 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak bahçe niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
157 parsel sayılı 10.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1954 tarih 35 ve 311 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit ve tescil edilmiştirtir.
545 parsel sayılı 33.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden çalılık niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
156, 157 ve 545 parsellerin pek çok parsellere ayrılmalarıyla 4255 parsel oluşmuş, 4255 parselde 04.04.1991 tarihinde 5012 ila 5022 parsellere ifraz edilmiştir.
5013, 5014, 5015, 5016, 5017, 5018, 5019, 5020, 5021 ve 5022 parsel sayılı sırasıyla 631,90 m2, 178,70 m2, 168,90 m2, 263,20 m2, 503,60 m2, 163,70 m2, 757,30 m2, 863,80 m2, 747 m2 ve 743,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar arsa niteliği ile davalılar … ve ortakları adlarına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli 5013 parselin kısmen, 5014 ila 5022 parsellerin tamamen kesinleşen tahdit içinde kaldıklarından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilleri ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 5013 parselin orman ve … bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.12.2008 tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 125 m2 yüzölçümlü kesiminin, 5014 ila 5022 parsellerin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan …, Alaettin ve …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, yörede çalışan makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli devlet ormanlarını da makiye ayırdığı, bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki; Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün ve 235 sayılı genelgesi uyarınca, İstanbul Orman Baş Müdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 10.11.00-3/778 sayılı emri gereği yapılan çalışmada makiye ayrılan yerlerin yeniden incelendiği ve 24.12.1962 günlü raporun düzenlendiği, bu raporda makiye ayrılan sahalarda sathi erezyonun görüldüğü, sahanın %30-50 eğimli, 20-40 yaşlarında meşe kayın, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan eylemli orman alanı olduğu, son maki talimatnamesine göre muhafaza karakteri taşıdığı, bu yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği, 6831 Sayılı Yasanın 1-J kapsamına girmediği, önceden maki olarak ayrılan 388 hektarlık iki parça alanın maki olmayıp orman olarak mütalaa edilmesi gerektiği, … tevzii komisyonunca tevziye tabi tutulan bu alanda ıslah ve değişiklik yapılması imkanı bulunmadığı kaydıyla 02.01.1963 tarihinde onanmak suretiyle, yörede yapılan makiye ayırma işlemenin iptal edildiğine, çekişmeli taşınmazların geldilerinden olan 156 ve 157 parsellerin … tevzi komisyonunca 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca dağıtım ve tescillerinin yapıldığı, ancak eğim ölçere göre 5013 ila 5016 parsellerin %15 eğimli olduğu, 5017 ila 5022 parsellerin % 27 eğimli oldukları, 5017 ila 5022 parsellerin üzerinde orman ağaçları bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdıkları anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine ve her ne kadar çekişmeli taşınmazların geldilerinden olan 156 ve 157 parseller makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, anayasa ve yasalarda ormanların tevziiye tabi tutulacağı yönünde hiçbir hüküm bulunmadığı, kaldı ki; temyize konu taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil
oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağına, davalıların bu taşınmazı satın alırken ödediği bedeli taşınmazı kendilerine satanlardan koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli 5013 parselin tahdit içinde kalan ve (A) ile işaretlenen yerin yüzölçümünün orman ve … bilirkişileri tarafından ortak düzenlenen 30.12.2008 tarihli ek raporda 101,23 m2 olduğu belirtildiği halde mahkemece maddi yanılgı ile bu durum gözardı edilerek orman ve … bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.12.2008 tarihli krokili rapor dayanak yapılarak karar verilmiş ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 1. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “Davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, … İlçesi Merkez Kayalıbağlar mevkii 5013 parselin bilirkişiler … …, … Tatar ve … Budak tarafından ortak düzenlenen 30.12.2008 tarihli ek krokili raporda (A) ile işaretlenen 101,23 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi uyarınca bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine 09/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.