Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/436 E. 2010/3172 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/436
KARAR NO : 2010/3172
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Çekişmeli … Köyü 4937 parsel sayılı taşınmaz yörede 1970 yılında yapılan ve 25.04.1972 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1100 m2 yüzölçümü ile davalı … adına tespit edilmiş olup, tapuda halen ayni şekilde davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş , hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapunun iptali ve tesciline niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 27.06.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen Altepe serisi ormanlarının orman tahdidi ile 22.11.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 27.06.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen Altepe serisi ormanlarının orman tahdidi ile 22.11.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Yörede genel arazi kadastrosu 27.06.1970 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen orman tahdidinden sonra yapılmıştır.
Mahkemece, taşınmaz başında herhangi bir keşif ve uygulama yapılmadan ve çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde olup olmadığı belirlenmediği gibi 22.11.2005 tarihinde ilan edilerek itirazsız kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında 2/B madde uygulaması ile hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı da belirlenmemiş, bu işlemlerle ilgili orman tahdit harita ve tutanakları ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine çakıştırıldıktan sonra çekişmeli taşınmazın konumu belirlenmemiştir.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde, 27.6.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen Altepe serisi ormanlarının orman tahdidi ile 22.11.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ait orman tahdit harita ve tutanaklar ile 1970 yılında yapılan genel arazi kadastro paftaları ilgili yerlerden temin edilerek dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılarak, kesinleşen orman tahdidi ve 2/B madde uygulamalarına ait orman tahdit harita ve tutanakları ile 1970 yılında yapılan genel arazi kadastro paftası bilirkişiler aracılıyla yöntemince ayrı ayrı yerine uygulanmalı, bu haritaların ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de tahdit haritaları ölçeğine çevrilip herbir uygulama kroki üzerinde ayrı renklerle gösterilmek suretiyle birbiri üzerine çakıştırılarak aplike edilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu gösterir şekilde tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilerek keşfin izlenip denetlenmesi olanağı sağlanmalıdır.
Bilirkişiler tarafından yukarıdaki hususlar dikkate alınarak düzenlenecek rapor ve krokide, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan ve 27.6.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde, 1970 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hata ile ikinci kere kadastrosu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalı- karşı davacıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.