YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4616
KARAR NO : 2010/5969
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 13.11.2009 tarihli dilekçesiyle, tapuda davalı … ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı … … Köyü 465 sayılı parselin 388 m2 bölümünün 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılıp parselin tapu kaydının beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” yönündeki şerhi konulduğunu, tapuda 1/7 pay sahibi …’ın silinmesi istemiyle açtığı davanın, … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.07.2006 tarihli rapor ve krokide gösterilen 412 m2 bölüm 2/B madde sahası dışında bulunduğundan bu bölüm üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 388 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik istemin reddine ilişkin … Asliye 8. Hukuk Mahkemesinin 13.03.2008 gün 2007/400-65 sayılı kararının kesinleştiğinden 465 sayılı parselin kesinleşen 2/B madde alanında kaldığı hükmen belirlenen 388 m2 bölümünde davalı gerçek kişi adına kayıtlı olan 1/7 payın tapusunun iptalini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Asliye 8. Hukuk Mahkemesinin 13.03.2008 gün 2007/400-65 sayılı dosyasında, … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.07.2006 tarihli rapor ve krokide gösterilen 388 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapudaki davalı gerçek kişi adına olan 1/7 pay kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kısmen 2/B madde alanında kalan tapu kaydının bir kısmının tapu kaydının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra, 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu, 1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak 17.12.1985 tarih ve 33 numaralı tutanak ile yeniden oluşturulan 2569-49-2570 numaralı orman sınır hattı ile 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.
Dava konusu 700 m2 yüzölçümlü 465 sayılı parselin paylı mülkiyet hükümlerine göre davalı … ile davada taraf olmayan 7 arkadaşı adına tapuda kayıtlı olduğu ve 388 m2 bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı, ancak; 2/B madde sahasında kalan 388 m2’lik bölümün halen ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile tescil edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı Hazine sadece bir paydaş halinde dava açmış ve parselin 2/B madde sahasında kalan 288 m2’lik bölüm iptal edilip, ayrı bir parsel numarasıyla tesciline karar verilmeden sadece davalının 1/7 payının iptaline karar verilmiştir. Kararın bu haliyle infaz olanağı bulunmamaktadır.
O halde, davacı Hazineye 465 sayılı parselde pay sahibi olan diğer paydaşlar aleyhine ayrı bir dava açıp bu dava ile birleştirilmiş olması için önel verilmediği, bundan sonra tüm paydaşlar huzuru ile dava yürütülerek sonradan yapılan arazi kadastrosu ikinci kadastro olduğu 3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi gereğince bütün sonuçlarıyla hükümsüz bulunduğundan 465 sayılı parselin 388 m2’lik bölümünün tapusunun iptali ile hali hazır niteliğiyle Hazine adına tesciline ve tapusunun beyanlar hanesine 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkan yer olduğu konusunda şerh konulmasına, 465 sayılı parselin kalan 412 m2’lik bölümünün de önceden olduğu gibi tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, infazı mümkün olmayacak şekilde … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.