YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5
KARAR NO : 2010/2324
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 11.02.2009 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … Köyü Boruklu bel mevkiinde bulunan taşınmazın genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, annesi Durdu ile babası …’nın bu yeri emek ve para sarfı ile 1956 yılından sonra üç yıl içinde imar ihya ettileri ve dah sonra tarla olarak zilyet ettiklerini, sonra kendisine geçtiğini, 55 yıldır malik sıfatıyla zilyet edildiğini ve yararlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmazın kadastroda fundalık olarak tapulama dışı bırakılması ve amenajmanda kısmen orman görülmesi ve eğimi nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Kadastro Müdürlüğünce çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işleminin 13.02.1955 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın bu işlemde tapulama dışı bırakıldığı bildirilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın öncesinde yüksek eğimli, üzerinde orman bitki örtüsü bulunan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından ve 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı, orman sayılan yerlerdeki zilyetlik neye olaşırsa ulaşsın bir değeri olmadığı gibi suç teşkil edeceği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.