YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5012
KARAR NO : 2010/8793
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … Köyü 1040 sayılı parselin yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman sınırı içinde iken 23.07.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğundan davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının davalılara ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 23.07.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 23.08.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır. Yörede arazi kadastrosu 09.01.1964 tarihinde kesinleşmiştir.
2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca, 27.01.2009 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. maddesi ile “EK MADDE 4 – 6831 Sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 Sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükümleri yürürlüğe konulmuştur.
Kütüğün beyanlar hanesinde … zilyedlik veya muhdesat şerhi, aynı hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak, yukarıda açıklandığı gibi yörede 4127 Sayılı Yasa ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince yapılacak kullanım kadastrosu ile hak sahipliği tesbit komisyonunun yapacağı tesbit sırasında ve 3402 Sayılı Yasanın Ek 4- maddesi gereğince yapılacak kadastro sırasında değerlendirilebilir. Muhdesat ve kullanımla ilgili itiraz ve dava hakları da o aşamada kullanılabilir. Davalı kişilerin şerhle ilgili bir davası bulunmadığı gibi, genel mahkemede bu konuda karar da verilemez. Taleple bağlı kalınarak 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince “taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan yerdir” belirmesi yapılarak tapu iptal ve tescil konusunda karar verilmesi gerekirken, muhtesat şerhi konusunda da … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.