YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5230
KARAR NO : 2010/6373
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 26.02.2007 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Beldesi … Kapı mevkiinde bulunan, genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazı 1978 den 1979 yılana kadar imar ihya …, 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla zilyet ettiğini, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya tescilin istemiştir. Hazine davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin kabulüyle, … bilirkişiler …. ve … …. tarafından düzenlenen 23.07.2007 günlü rapor ve krokide … kalem ile taranarak (A) gösterilen 3961,62 m2, (B) ile gösterilen 2488,34 m2 ve (C) ile gösterilen 1356,25 m2 yüzölçümündeki bölümlerin mera niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış ve tapusuz olan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin ise karşı isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince meraların tescile tabi olmadığı gözetilerek, çekişmeli taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılması ve özel siciline yazılması gerekirken, mera niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinin son satırında yer alan {tamamının (A), (B) ve (C)’nin aynı şekilde} “mera” niteliği ile Hazine adına tapuya KAYIT ve TESCİLİNE} cümlesinin hükümden
çıkartılarak, bunun yerine; {tamamının (A), (B) ve (C)’nin aynı şekilde} “mera” niteliği ile sınırlandırılıp mera özel siciline yazılmasına} cümlesi yazılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y. nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.