YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5368
KARAR NO : 2010/8028
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 26/10/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/06/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat …geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevki 206 ada 57 parsel sayılı 2618,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle …’ın zilyetliğinde olduğu, ancak, sit alanı içinde kaldığı belirtilerek 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı gerçek kişi taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen alan dışında kalan 1640,17 m2 yüzölçümündeki bölümün tarla niteliğiyle … adına, aynı krokide (A) ile gösterilen 978,37 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ise tesbit gibi Hazine tapuya tesciline, (A) bölümünün beyanlar hanesine 3. derece doğal sit alanı olduğunun ve 2 yaşında 11 adet zeytin ağacının davacı adına yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/04/2009 gün ve 2009/4716-6181 sayılı karar ile, (Dava konusu 206 ada 57 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, eğim, torak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğundan belirlendiğinden bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA, geri kalan 1640,17 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; karara dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu, çekişmeli parselin çapı memleket haritası üzerine aplike edilmediğinden denetlenemediği gibi, aynı gün temyiz incelemesi yapılan tüm dosyalarda dava konusu edilen taşınmazların tamamına yakınında eğimin % 12’den fazla, taşlık, … olduğu, erozyon nedeniyle yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, zeytin ve yer yer maki florası ile kaplı bulunduğunun açıklandığı,çekişmeli parselin orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlara bitişik olduğu çekişmeli taşınmaza ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmadığı,bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılacağı,çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman
bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği,daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapıldığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmünün getirildiği,o halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin 1640,17 m2 bölümün 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. Maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın REDDİNE,davaya konu taşınmazın tespit gibi HAZİNE ADINA TESCİLİNE, taşınmaz içinde bulunan ve davacıya ait olduğu anlaşılan 2 yaşında 80 adet zeytin; 5 adet 20 yaşlarında harnup 1 adet 30 yaşlarında incir ağacının muhtesat olarak davacı adına tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava,kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce seri bazda yapılıp 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılarak,davacı lehine 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluşmadığından … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00 TL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak, Hazineye verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 08/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.