Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5378 E. 2010/6581 K. 18.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5378
KARAR NO : 2010/6581
KARAR TARİHİ : 18.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.04.2004 gün 4350-4486 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü 527, 530, 531, 1020, 1021 parsellerin davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmişse de, taşınmazlara komşu olan 538 ve 507 parsellerin dava konusu edildiği Kadastro Mahkemesinin 1981/307 ve 1982/203 sayılı dosyalarda uzman bilirkişiler tarafından yapılan işaretlemenin eldeki dosyadakinden çok farklı olduğu, tapu uygulamalarının da yeterli olmadığı, bu nedenle yeniden orman incelemesi yapılarak, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değilse, bu kez 527 parselin tespitine esas alınan Mart 1957 tarih 66 nolu ve davacı Namık … …’ın tutunduğu Eylül 1961 tarih 7 nolu tapu kayıtlarının ve komşu parsel kayıtlarının yöntemince uygulanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1020 parsel ile (5467 m2), 1021 parselin (3875 m2) tamamının, 531 parselin B1 (507 m2), B2 (2978 m2), B3 (8156 m2) bölümlerinin; 530 parselin B (55392 m2), 527 parselin B (91419 m2) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına; kalan bölümlerin … … … mirasçıları adlarıına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- Davalılar vekilinin 1020 ve 1021 parsellerin tamamı ile 530 ve 531 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen (B) işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazları bakımından; sözü edilen taşınmazların yüksek eğimli, eylemli orman niteliğinde oldukları gibi, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında da orman sayılan yerlerden oldukları, 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi gereğince tapu kayıtlarının cins olarak bu taşınmazlara uyduğu kabul edilemeyeceği, orman olan bölümler üzerinde davalıların zilyetliğinin bulunmadığı belirlenerek … şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin bu bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2- Hazine ve Orman Yönetiminin 530 ve 531 parsellerde kişiler adına tescile karar verilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazları bakımından; mahkemece bozma kararına uyularak hüküm kurulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, 1980 yılında yapılan tapulama sırasında, 530 parsel (65700 m2) ve 531 parsel (50550 m2) belgesizden, 1965 yılından beri … … … mirasçıları tarafından zilyed edildiği bildirilerek, 20 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle Hazine adına, 1020 (5467 m2) ve 1021
parseller (3875 m2) yine belgesizden … … mirasçıları adına, 527 parsel ise (107.000 m2) K. Evvel 331 tarih 20 numaralı sicilden gelen Mart 1957 tarih 66 numaralı, Eylül 1952 tarih 37 numaralı tapu kayıtları esas alınarak … … mirasçıları adına tespit edilmiştir. Mahkemece … … … mirasçılarının tutunduğu T.Evvel 328 tarih 30 numaralı sicilden gelen tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazların tümüne uyduğu belirlenerek hüküm kurulmuş ise de gerek bozma kararı öncesinde gerekse bozma kararından sonra 11.08.2009 tarihinde yapılan keşif sırasında tapu uygulaması yöntemince yapılmamıştır. Keşifler sırasında yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazların eski Doğanaslan Çiftliği olduğunu bildirmişlerdir. Gerçekten dosyaya getirtilen tapu kayıtlarının mevkii de Doğanaslan Çiftliği olarak geçmektedir Ancak, tapu kayıtları düzenli bir silsile takip etmemekte, bu nedenle dosyada bulunan eski tarihli birçok tapu kaydından hangisinin kök kayıt olduğu, bunu hangi kayıtların takip ettiği, tapuların birbirinden bölünüp bölünmediği anlaşılamamaktadır…. elemanları T. Evvel 328 tarih 30 numaralı tapu kaydının kök tapu olduğundan hareketle rapor hazırlamışlardır. Sözü edilen kayıt 500 dönüm yüzölçümünde, cinsi … … … Vakfından mera olan D: Korubeyzade … merası, B: …, K: …, Çeşme Yolu, G: … Yolu okumaktadır. Çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin tapu kayıtları Şubat 1325 tarihli sicilden gelmekte olup, doğuda 528, 529, 533, 542, 543 parsellere 351 numaralı; güneyde 671 ila 676 parseller 349 numaralı kayıt uygulanmış, yine kuzeyde 579 ve 580 parsel Şubat 1335 tarih 32 numaralı, batıda 526 parsel K.Evvel 328 tarih 31 numaralı tapu kayıtları esas alınarak kişiler adına tesbit edilmişse de 579 ve 580 parseller hakkında Kadastro Mahkemesinin 1982/203 sayılı dosyasında orman niteliği ile Hazine adına tescili yönünde verilen karar, dairenin 2005/1097-5804 sayılı kararıyla; 671 ila 676 parseller hakkında mahkemenin 2000/13-24 sayılı dosyasında orman niteliğiyle Hazine adına tesciline dair verilen kararın da dairece onandığı, yine güneyde 608, 616, 617, 620 parsellerin kısmen orman niteliğiyle hazine adına tesciline dair verilen kararın da dairenin 2005/8582-10713 sayılı kararıyla onandığı ve tüm bu sayılan parsellerin tespitine esas alınan tapu kayıtlarının Doğanaslan Çiftliğine ait olduğu halde, mahkemece sözü edilen taşınmazların da çekişmeli taşınmazlarla aynı bütünden gelip gelmediğinin araştırılmadığı görülmektedir. Yine çekişmeli taşınmazların yakınında bulunan 694 parsele Şubat 1325 tarih 40, 365, 569, 577, 583, 591, 598 numaralı Doğanaslan Çiftliğinden cinsi koru olan tapu kaydı uygulanmış, bu parselin dava konusu edildiği, mahkemenin 1999/8 sayılı dosyasında taşınmazın gerçek kişiler adına tescili yönünde verilen kararın, dairenin 2006/3398-8373 sayılı kararıyla özel orman şartlarını taşımadığından orman olarak hazine adına tescili gerektiğine işaret edilerek bozulduğu, bütün bu parsellere sınır olan Pardin deresi civarında bulunan geniş yüzölçümlü taşınmazların da çalılık niteliğiyle tespit harici bırakıldığı, eğimlerinin de yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan konular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, öncelikle davacıların tutunduğu T. Evvel 328 tarih 30 numaralı sicilden gelen tapu kaydı ve bunun geldisi olan başka kayıt varsa bu kayıtlar ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile yerel tapu idaresi ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesinden getirtilmeli, aynı şekilde komşu parsel kayıtları da ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile getirtilerek, aynı bütünden bölünüp bölünmedikleri belirlenmeli, tüm kayıtlar harita mühendisi, … elemanı ve orman mühendislerinden oluşacak bilirkişi kurulu ile mahallinde uygulanmalı, uygulamada yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişilerden yararlanılmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler alınmalı; tapu kaydının dava konusu taşınmazlara açık yön bırakmadan uyup uymadığı,kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı belirlenmeli; uygulama, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli, çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle (yukarıda açıklanan mahkeme kararlarıyla orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlar da görülecek şekilde) gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ölçekleri eşitlenmek suretiyle birbiri üzerine aplike edilmeli,taşınmazın eğimi bilimsel yöntemlerle belirlenmeli, önceki hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1020 ve 1021
parsellerin tamamı ile 527, 530, 531 parsellerin (B) işaretli bölümlerinin memleket haritasında yeşil renkli orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmişse de, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından orman ve … muhafaza karakteri taşıyan maki ve fundalık örtülü yerlerin orman sayılacağı, gerek önceki yıllarda yürürlükte bulunan Orman Kadastro Yönetmeliklerinde ve gerekse hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 25.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23. maddesi gereğince eğimi bilimsel ve teknik olarak % 12’den fazla olan makilik alanların orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, aynı Yönetmeliğin 26/J maddesi gereğince orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman kadastro sınırları içine alınması zorunlu olduğu gözönünde bulundurularak, memleket haritasında açık renkli bölümde kalan yerlerin de bu anlamda orman sayılan yer olup olmadığı ve çevrede hükmen orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlara göre konumunun 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığı konusunda orman bilirkişilerden rapor alınmalı, eğer dayanılan tapu kayıtlarının ilk geldisi komşu parsellerde olduğu gibi “koru” nitelikli ise koru (özel orman) niteliğindeki yerin 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği, 5658 sayılı yasaya göre iade edilebilmesi için devlet ormanına sınır olmaması gerektiği düşünülmeli,taşınmazların kadastro öncesinde 1960 yılından beri dava konusu olmaları nedeniyle tutanakların malik hanelerinin açık olduğu ve 3402 sayılı yasanın 30/2. maddesine göre mahkemece resen toplanacak delillere göre malik tespiti yapılması gerektiğinden, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin 1020 ve 1021 parsellerin tamamı ile 530 ve 531 parsellerin (B) işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik hükmün ONANMASINA,
2- 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin 530 ve 531 parsellerde kişiler adına tescile karar verilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 18/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.