Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5423 E. 2010/7279 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5423
KARAR NO : 2010/7279
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin puldan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/14153-2006/1360 sayılı 13.02.2006 günlü bozma kararında özetle: “müdahil davacılar tapu kaydına dayanmayıp zilyetliğe dayandıkları çekişmeli taşınmazın öncesi orman olup, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmasının müdahiller yararına hukuki bir sonuç doğurmayacağına göre müdahil davacıların temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, davacı Hazinenin temyizine gelince; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Çekişmeli 1038 ada 58 sayılı parsel ve komşuları aynı ada 48, 49, 50, 51, 55, 56, 57 ve 58 sayılı parsellerle birlikte 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1943 yılında yapılan ilk orman tahdidi içerisinde kaldığı tartışmasızdır. 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile gerçek veya tüzel kişilere, vakıflara, köy, belediye, özel idare kamu tüzel kişilerine ait bütün ormanlar hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Bu durumda, halli gereken sorun: 1957 yılında genel arazi kadastrosu sırasında eski tapu kaydı revizyon gösterilerek tespiti yapılıp kesinleşen taşınmazın, 1978 yılında 6831 Sayılı yasanın, 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesine göre orman rejimi dışına çıkartılması nedeniyle mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal … etmediğinin belirlenmesinden ibarettir.
6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.maddesi; “15/10/1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden, su ve … rejimine zarar vermeyen, orman bütünlüğünü bozmayan tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi tarım alanı olan yerler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim sahaları, orman sınırları dışına çıkartılır. Bu düzenleme sonucu, orman sınırları dışına çıkarılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” şeklindedir. Mahkeme; davalının dayandığı ve çekişmeli parsele revizyon gören tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm değişiklikleriyle ifraz krokileri ile birlikte sağlıklı bir şekilde getirilip uygulanmamıştır. Çıkartılan tapu kayıtları, kütüğün fotokopisinden ibarettir. Bu nedenle, geldi ve gittileri incelenememektedir. Revizyon tapu kayıtlarının ilk geldileri Mayıs 1939 tarih 52 numaraya dayanmaktadır. Öncelikle, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince I, II, III, IV ve III/A poligon numarası verilerek orman rejimi dışına çıkartılan yerlerle ilgili harita ve tutanaklar Orman İşletmesinden getirtilmeli, yine revizyon tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tügittileri (Kütüğün fotokopisi olarak değil)
Tapu Sicil ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüklerinden ayrı ayrı istenilmeli, ifraz kayıtlarının haritaları dahi getirtilmeli, tapu kaydı yüzölçümüyle geçerli olarak dava konusu parsele ve bu parselle öncesi bütün olan parsellere uymuyorsa ya da uymakla beraber tapu kayıtları 4785 Sayılı Yasa gereğince bedeli verilerek devletleştirilmişse tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, yine çekişmeli parselin 1943 yılında orman sınırı içine alınma işlemine o tarihteki tapu kaydına dayanarak itiraz … etmediği, başka bir anlatımla, taşınmazın orman sınırı içine alınma işleminin itirazsız kesinleşip kesinleşmediği Orman Yönetiminden sorulmalı, itiraz sonucu kesinleşmişse tapu kaydı çekişmeli parsele uysa bile yine bu tapuya değer verilemeyeceği düşünülmelidir. Bu nedenle; mahkemece, yeniden yapılacak keşifte 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro tutanak ve haritaları ile 1978 yılında yapılan 2. madde tutanak ve haritaları ve yine 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre düzenlenen 2/B madde uygulama harita ve tutanakları yerine uygulanmalı, orman kadastro ve 2. ve 2/B. madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, 1978 yılında 1744 Sayılı Yasa ve 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılan poligonlar ayrı ayrı gösterilmeli, ayrıca çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydının ilk tesisi olan 1288 tarihli tapunun yüzölçümü ile uyduğu tüm taşınmazlar … bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritada gösterilmeli, böylesine yapılacak uygulamada, çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılan orman kadastrosunun itirazsız olarak kesinleşmiş olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılması, dayanılan kök tapu kaydının çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alındığı 1943 yılından daha eski tarihli olması ve 4785 sayılı Yasa gereği Devletleştirme karşılığının ödenmemiş olması ve yüzölçümüyle çekişmeli parseli kapsaması halinde tapuya değer verilerek Hazine davasının reddine, aksi takdirde kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … 1038 ada 58 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava ve tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre 02/06/1978 tarihinde ilanı yapılıp itirazsız yerlerde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile itirazlı yerlerde 17/09/1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen uygulama ve daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 10/02/1988 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Yörede genel arazi kadastro işlemi 28/09/1957 tarihinde yapılmış, dava konusu 1038 ada 58 sayılı parsel davalının bayii Bahçelievler … Kooperatifi adına arsa niteliğiyle tesbit ve tescil edilmiş, 23/03/1995 tarihinde davalı … … …’a satış yoluyla geçmiş ve 22/08/1995 tarihinde taşınmazın tapu kaydı üzerine “6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan sahada kalmaktadır.” şerhi konulmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosunda … Devlet Ormanlarının sınırı içinde bulunup, devletleştirildiği, “12 Mart 1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28.12.1955 gün ve 6403 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile … ve Üsküdar kazaları dahilinde olup, karara ekli krokide hudutları gösterilen … Bendi Su Havzası Devlet Ormanının muhafaza ormanı olarak ayrılmasına” karar verildiği,yörede 1978 yılında kesinleşen 1744 sayılı yasa çalışmaları sırasında tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 10/02/1988 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu parselin tamamının (P.XIV) numarası verilerek
Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, orman sınırı içinde kalan tapu kayıtlarının orman kadastrosunun 1943 yılında kesinleşmesiyle yasal değerini yitirdiği, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunun ikinci kadastro olduğu, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – … 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.