YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/547
KARAR NO : 2010/3662
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü 171 ada 2 ve 221 ada 16 parsel sayılı sırasıyla 1076,46 m2 ve 17177,67 m2 yüzölçümlü taşınmazlardan 2 sayılı parsel, belgesizden bahçe niteliği ile davalı … adına, 16 parsel çalılık ve kayalık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 171 ada 2 sayılı parselin kendisine, 221 ada 16 sayılı parselin de halası … Kurt’a ait olduğunu belirterek bu parsellerin tespitlerinin iptali ile kendisi ve halası adına tesciline, yeni 106 ada 2 ve 3 sayılı parseller arasında kalan yolun iptal edilerek bu parsellere eklenmesini istemiştir. Mahkemece, 106 ada 2 ve 3 sayılı parseller arasındaki yola ilişkin davanın reddine, diğer parsellere açılan davanın kabulü ile 171 ada 2 sayılı parselin kadasatro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, 212 ada 16 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile davacının miras bırakanı … Kurt adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm 212 ada 16 sayılı parsel yönünden davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 1972 yılında yapılmış ve 02.06.1974 tarihinde kesinleşmiştir. 2005 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılarak 12.07.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Kadastro davalarında, tespit kim ya da kimler adına yapılmışsa, o kişilere husumet yöneltilerek dava açılması gerekir. Somut olayda; 171 ada 2 sayılı parsel köy tüzelkişiliği, 221 ada 16 sayılı parsel ise Hazine adına tespit edilmiş, davacı herhangi bir kişiye husumet yöneltmeden davayı açmış, yargılama sırasında ve askı ilanından sonra Hazine ve köy tüzelkişiliği davaya dahil edilmiştir. Yargılama aşamasında Hazine ve köy vekili davanın husumet ve esastan reddini istedikleri halde, mahkemece davanın esası hakkında hüküm kurulmuş, karar köy tüzelkişiliği vekiline tebliğ edilmemiş, köy tüzelkişiliğinin vekili karar başlığında gösterilmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş: kadastro mahkemesinde parseller hakkında usulen ve süresinde dava açılmamış olduğu ve tespit maliklerinin davaya dahil edildiği tarihte de tespit tutanakları kesinleştiğinden, 171 ada 2 ve 221 ada 16 sayılı parsel tutanaklarının onanlı örneklerinin dava dosyası içinde bırakılarak asılları ve eklerinin kesinleşen tespit gibi işlem yapılması için tapu müdürlüğüne gönderilmesi ve davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.