YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5471
KARAR NO : 2010/9103
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2006 tarih ….sayılı bozma kararında özetle; “Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve Orman Yönetimi tarafından aynı sebeplerle açılan dava dosyalarında orman kadastro çalışmalarına ilişkin evrakların eksik olduğu, uzman bilirkişi raporlarının bu nedenle denetlenemediği ve bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre orman sınırları içinde kalıp kalmadığı hususu açıklanmış ise de, uygulamanın ne şekilde yapıldığı, orman tahdit haritası ile kadastro paftasının ölçeklerinin eşitlenip eşitlenmediği ve bu açıklamanın hangi tarihteki uygulamaya ilişkin olduğu belirlenemediği gibi, sadece iki orman tahdit noktasının belirtilerek (noktaların kadastro paftası üzerinde nereye konulduğu gösterilmeden) kroki verdikleri, bu hali ile raporların yetersiz olduğu saptandığı ve bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile Efemçukuru Köyü 101 ada 767 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu, 1976 ve 1984 yıllarında aplikasyon, 2. ve 2/B madde, 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Dosyada mevcut bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27.07.2009 tarihli orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosuna göre orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiş ise de Jeoloji ve Fotogrametri Mühendisi Erkan Onursal tarafından düzenlenen ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde haritaları, memleket haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek oluşturulan harita üzerinde gösterir krokiden çekişmeli 767 nolu parselin 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması sırasında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidinin hatalı olduğu tespit edilerek Teknik İzahatnemenin 49. maddesi gereğince ölçü karnesindeki ölçü değerlerinin yanlış
olduğunu tespitle araziye uyumlu olan hattı aplike ederek … bir orman kadastro sınırı belirlendiği ve 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu bir kısım yerin orman sınırları dışına çıkarıldığı, bir kısım yerin ise orman sınırları içine alındığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidine ilişkin tahdit belgeleri ve tahdit haritası incelendiğinde 3116 tahdit tutanakları ile tahdit haritasının birbiri ile uyum içinde olduğu, tahdit haritasının tutanaklar esas alınarak düzenlendiği; Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü gereğince burada bir düzeltme yapılamayacağı; çünkü sınırlandırma tutanakları ile orman kadastro haritasında bir farklılık bulunmadığı sabittir. Ayrıca 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulama tutanakları incelendiğinde tahdit haritasının değiştirilmesi için hiçbir neden gösterilmediği, zeminde orman sınır noktalarının yerlerinin değiştirildiği anlaşılmak olup hiçbir neden gösterilmeksizin tahdit haritası ve tutanaklarının uygulanmasında değişiklik yapılamaz. Aplikasyon … bir kadastro işlemi olmayıp, o yerde daha önce yapılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ile bu tutanaklarda tanımlanan ölçü değerleri, açı ve mesafeleri … OSN’larının bulunup yeniden ihyası ile orman kadastro haritası ve tutanaklarının güncelleştirilmesi işlemidir. Aplikasyon işlemi ile orman sınırları daraltılamayacağından ya da genişletilemeyeceğinden ve çekişmeli taşınmazın 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidine göre tahdit içinde orman alanı olduğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.