YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5818
KARAR NO : 2010/9084
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve katılan davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Beldesi … Mahallesi … mevkii 158 ada 5 parsel sayılı 1366,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve arsası niteliğiyle … zilyetliğindeyse de, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmesi gerekirken, … adına yapılan tesbitin yanlışlıkla kesinleştirilerek, tutanak Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmişse de, tutanak aslı, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu kayıt altına alınarak getirtilip dosyaya eklenmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/200 sayılı dava dosyasında davacı … 31.03.1994 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … beldesi … mevkiinde bulunan taşınmazın 100 m2 bölümünü noter senedi ile satın aldığı halde, tescil davası sonunda tamamının davalı … adına kayıt edildiği, mahkeme kararının henüz kesinleşmediği, taşınmazın bu bölümü için verilen tescil hükmünün iptali ve bu bölümün adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, Yine … tarafından 06.09.1995 günlü dilekçeyle ve aynı sav ile … aleyhine açılan tapu iptal tescil davası … asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1995 gün ve 1995/189-140 sayılı kararı ile Mahkemenin 1995/200 sayılı dava dosyası ile birleştirildikten sonra kadastro mahkemesine devredilmiştir.
… Traş … ve … … 28.05.2002 tarhinde 158 ada 5 sayılı parselin tek başına davalıya ait olmadığı, ortak mirasbırakan … geldiği ve paylaşılmadığı, ortak muris … ’in tüm mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Yargılama sırasında ölen … mirasçıları davayı davacı sıfatıyla takip etmiştir.
Davacı Hazine tarafından … aleyhine 14.10.2009 gününde … Beldesi 158 ada 5 sayılı parselin yayla olduğu tapusunun iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemiyle açtığı tapu iptal tescil davasında, dava konusu parselin kadastro tesbiti kesinleşmediğinden Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesinin 2009/13 sayısına kayıt edilen dava Kadastro Mahkemesinin 1998/98 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece Katılanlar … ve …’ın davasının reddine, … ’nın davasın ise kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, birleşen 2009/13 sayılı dosyada davacı Hazinenin davasının kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, Davacı … Topaloğlunun derdest dosyada ve birleşen 1995/189 sayılı dosyasında davasının kabul nedeniyle kısmen
KABULÜNE, dava konusu … Beldesi … Mahallesi 158 ada 5 sayılı parselin … ve orman bilirkişi tarafından 12.03.2003 tarihinde düzenlenen ortak imzalı rapor ve krokide belirtildiği şeklide 1366,69 m2 kabul edilerek 100/1366,69 payının davacı … adına kalan paylarının ise … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve katılanlar … …, … mirasçıları … … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1951 yılında yapılıp kesinleşmiş 1990 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre 80 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman tahditinin aplikasyonu ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
1. İncelenen dosya kapsamına Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat uzmanı uzman bilirkişi raporları, yerel bilirkişi beyanları ve tanık beyanlarıyla çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı, (A ve B) ile gösterilen bölümlerinin ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalmakla birlikte … Yaylası olarak nitelenen yerde aldığı belirlendiğine göre katılan gerçek kişilerin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; orman bilirkişi ve ziraat uzmanı uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı, (A ve B) ile gösterilen bölümlerinin ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalmakla birlikte … Yaylası olarak nitelenen yerde aldığı, ancak, … tarafından Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine açılan tescil davasının kabulüne ilişkin kesinleşmiş Asliye Hukuk mahkemesi kararının bulunduğu, yine katılan … …’nın sözü edilen tescili davasına katılarak taşınmazın ortak murisleri adına tescilini istediği, tescil davasının red edildiği bu nedenle … … Yönünden de kesin hüküm oluşturduğu, … mirasçılarının ise davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmişse de,
Kesin hüküm olarak kabul edilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.1993 gün ve 1993/125-291 sayılı kararı ve dosyasında: Davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … köyü tüzel kişiliği aleyhine 07.10.1982 tarihinde açtığı dava ile … köyü … mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 1700 m2 yüzölçümündeki taşınmazı 1979 yılında … satın aldığı adın atapuya tescili istemiyle dava açtığı, davaya … … ve arkadaşlarının taşınmazın ortak murisleri … …’ndan geldiği muris …’un tüm mirasçıları adına tapuya tescili, … ’nın ise taşınmazın davacı … ile ortak muris babaları … Denizden tüm mirasçılara intikal ettiği, ortak murisin tüm mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle davaya katıldığı, Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin 30.04.1991 gün ve 1987/148-50 sayılı kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.10.1992 gün ve… sayılı kararı ile … …’nın katılma dilekçesinin kabulüne karar verilmesi ve delillerini toplanması gereğine işaret edilerek bozulduğu, mahkemenin, … … tarafından açılan senet iptal davasının sonucunun beklenmesi istenmişse de, senet iptali için açılan davanın Sulh Hukuk mahkemesinin 26.06.1992 gün ve 1989/840-411 sayılı kararı ile açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu dosyada tanıkların, senet üzerindeki imzaların … Atlıya ait olduğunu bildirdikleri gerekçesiyle isteminin reddine, … Denizin’in davanın kabulüne ve … köyünde bulunan 1758 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … adına tapuya tesciline ilişkin 30.11.1993 gün ve 1993/125-291 sayılı kararının Hazineye 25.05.1994 tarihinde tebliğ edildiği, Hazine tarafından 26.05.1994 havale tarihli dilekçeyle temyiz edildiği, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliğinin 01.06.1994 gün ve B.07.0.BHM.0/42442/420/18219 sayılı yazıları gereğince Hazine vekili … Rüzgar tarafından temyiz talebinden vazgeçildiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.1994 gün ve 1993/125-3 sayılı ek kararı ile Hazinenin temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 25.08.2001 tarihinde kesinleştiği,
… Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.1989 gün ve … sayılı karar sureti ile dosya sureti incelendiğinde; … … tarafından davalı sıfatıyla … aleyhine, 01.08.1978 tarih ve 10725 numaralı sahte vekaletname ile bu vekaletnameye dayanılarak düzenlenen 21.06.1979 tarih ve 8683 yevmiye numaralı zilyetliğin devrine ilişkin noter senedinin iptali istemiyle açılan davanın, dava dosyası işlemden kaldırılıp üç ay içinde yenilenmediğinden, açılmamış sayılmasına karar verildiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2006 gün ve … sayılı kararı ve dosya aslı incelendiğinde de; … … tarafından davalı … aleyhine 14.06.2001 tarihli dilekçeyle, kendi imzasını taklit ederek davalının hazırladığı 01.08.1978 tarihli ve 10725 yevmiye numaralı sahte vekaletnameye dayanarak, babaları … ’den kalan ve … Yaylasında bulunan 1700 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davalı tarafından hileli olarak önce …’na satıldığı, daha sonra ondan tekrar satın aldığı iddiasıyla, sahte olarak düzenlenen 01.08.1978 tarih ve 10725 numaralı sahte vekaletname ile bu vekaletnameye dayanılarak düzenlenen 21.06.1979 tarih ve 8683 yevmiye numaralı zilyetliğin devrine ilişkin noter senedinin iptalini istediği, mahkemece yapılan araştırma inceleme ve özellikle adli tıp kurumunda yapıtıraln imza incelemesiyle, bu senette … ya atfen atılan imzanın bu kişinin … ürünü olmadığı senedin sahte düzenlendiğinin belirlendiği gerekçesiyle hem bu senedin hemde bu seneden dayalı olarak düzenlenen 21.06.1979 gün ve 8683 yevmiye numaralı ziltliğin devrine ilişkin senedin iptaline karar verildiği, kararın … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20.10.2008 ün ve 2008/5502-11986 sayılı kararı ile onandıktan sonra 22.12.2005 tarihinde kesinleştiği,
Noter senetlerinin incelenmesinde de;
… Noterliğinin düzenlediği 03.08.1955 gün ve 350 yevmiye numaralı senedin; … Köyünün … mevkiinde bulunan ve sınırları bildirilen taşınmazların zilyetliğinin … tarafından … … Denize satışına,
… Noterliğinin düzenlediği 01.08.1978 gün ve 10725 yevmiye numaralı senedin … Mirasçıları …, … …, … …, … … ve Nejdet … tarafından, … Noterliğinin 03.08.1955 gün ve 350 yevmiye numaralı noter senedi ile … Eltemur tarafından, … Denize satılan taşınmazların zilyetliğinin satışı için …’in vekil olarak belirlenmesine ilişkin olduğu,
Adana Noterliğinin düzenlediği 07.09.1978 gün ve 23097 yevmiye numaralı senedin, … … Mirasçıları …, … …, … …, … … ve Nejdet …’e vekaleten, … Noterliğinin 03.08.1955 gün ve 350 yevmiye numaralı noter senedi ile … Eltemur tarafından, … Denize satılan 2200 m2 tarla ve 1100 m2 yüzölçümündeki içinde tuluba, çeşme ve üç oda bir salon bulunan evin zilyetliğinin, … Topaloğluna satışına ilişkin olduğu,
… Noterliğinin düzenlediği 21.06.1979 gün ve 627 yevmiye numaralı senedin, … tarafından, 07.09.1978 gün ve 23097 yevmiye numaralı noter senedi ile …’e satılan taşınmazların, tekrar …’e satışına ilişkin olduğu,
… Noterliğinin 21.06.1979 gün ve 8623 yevmiye numaralı senedin ise … tarafından …’ndan satın alanın taşınmazlardan sınırları belirtilen 100 m2 yüzölçümündeki bölümün tekrar …’na satışına ilişkin olduğu,
Söze edilen noter senetleri ile mahkeme kararları birlikte incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin 1955 yılında … Eltemur tarafından, … …’e satıldığı, onun ölümüyle mirasçılarına kaldığı, mirasçılardan … tarafından düzenlendiği anlaşılan sahte vekaletnameye dayanılarak, …’na satıldığı ve bu satışın üzerinden bir yıl geçtikten sonra da yine … tarafından … Denize satışının yapıldığı, bu alım satımlar karşılığında, … tarafından taşınmazın 100 m2 bölümünün … Topaloğluna zilyetliğinin devredildiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2006 gün ve 2006/699-582 sayılı kararı ile sahte vekaletname ve bu vekaletnameye bağlı olarak yapılan satışın iptal edildiği anlaşılmaktadır. Başka deyişle çekişmeli taşınmazın … ile … …’nın ortak murisi … Denize ait olduğu ve henüz paylaşılmadığı yönündeki kesinleşen mahkeme kararı karşısında, mahkemenin çekişmeli parselin …’e ait olduğu yönündeki yargısı yasal değildir.
-4- 2010/5818 – 9084
Diğer taraftan Mahkemece çekişmeli taşınmazın … adına tesciline ilişkin … Asliye Hukuk mahkemesinin 30.11.1993 gün ve 1993/125-291 sayılı kararının Orman Yönetimi ve Hazine açısından kesin hüküm oluşturduğu kabul edilmişse de, Mahkeme kararında kabul edildiği gibi taşınmaz … … mirasçılarının satışı sonucu neticede …’e intikal etmiş değildir. Bu satışın dayanağı … … mirasçılarını verdiği vekaletname ve bu vekaletnameye dayanılarak yapılan satış, vekaletnamenin sahte olması nedeniyle iptal edilmiş, buna ilişkin mahkeme kararı Yargıtay tarafından onandıktan sonra kesinleşmiş, böylece kesin hükmün dayanağı olan satış senedinin doğru olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle … …’in diğer mirasçılarının yokluğunda, verasette iştirak olarak … … terekesin iştirakçilerinden …’in açtığı davanın kabulüne ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.1993 gün ve 1993/125-291 sayılı kararının, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine kesin hüküm olduğundan söz edilemez.
Çekişmeli parselin malik hanesi açık olarak 07.07.1993 tarihinde tesbit tutanağı düzenlendiği tarihte aynı taşınmaz hakkında görülmekte olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/125 sayılı dosyası 3402 Sayılı Yasanın 5 ve 26/c maddesi gereğince kadastro mahkemesine devir edilmesi gerekirken sözü edilen dava Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.1993 gün ve 1993/125-291 sayılı kararı ile sonuçlandırılıp kesinleştirmişse de yukarıda sözü edilen nedenlerle bu davanın sebebi değişik olduğundan davanın sonucuna etkili görülmemiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin müşterek bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, (A ve B) ile gösterilen bölümlerinin ise orman sınırları dışında olmakla birlikte kamu malı yayla sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir.
Devlet ormanları ve kamu malı yaylalar tapu yada zilyetlikle edinilemeyeceği gibi bu tür taşınmazlar üzerindeki zilyetlik hukuken suç oluşturur. Yasalar karşısında suç olan eylemler bu eylemleri yapan kişiler yararına hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay HGK nun 31.1.2002 tarih 2000/8-1836-13 sayılı ilamında belirtildiği gibi (… Beldesi … Mahallesi) mevkii herkesçe bilinen maruf ve meşhur “Tekiryaylası” nı, eski tarihli memleket haritasında dahi “… Yaylası” olarak harita üzerinde … olup, yaygın yapılaşma ve yerleşme olgusundan, halkın serinlemek için yaz aylarında kullandığından, ancak kullanım şekli ile genel tanımı yapılan yayla tipine uymadığından söz edilerek bu yerin yayla olmadığı ileri sürülmekteyse de, öncesi yayla olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak … evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermeleri taşınmaz ile etrafının öncesinin kadim yayla olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılama haline getirilen ve çukurovaya nazaran daha serin olduğu için halk arasında da yayla olarak anılmaktadır şeklindeki düşünceler ile yaylanın özel mülkiyete konu hale getirilmesinin doğru olmadığı, aynı yerde Hazine tarafından aynı istekli bir çok taşınmaz hakkında dava açıldığı ve yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz incelemesinin bir kısmının Dairemiz, bir kısmının da 14. Hukuk Dairesince yapıldığı, gerek Dairemiz ve gerekse 14. Hukuk Dairesi (örneğin 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarih 2008/3420-4597 sayılı) kararlarında ” …. Eski bir belde veya köyün yerleşim merkezi ve ona yeterli olacak etrafındaki bağ ve bahçe yerleri ile tarım alanları hakkında ileri sürülen yayla iddiasının yöntemince kanıtlanmadığı sürece bu yerlerin yayla kabul edilemeyeceği ve bu bölümlerde varlığı tesbit edilen özel mülkiyet alanlarının korunacağı … eski bir köy olan … Köyü ilk yerleşim alanı ve etrafındaki bağ, bahçe ve tarım alanlarının … Gediğinden … Deresini takiben Otobana ulaşan hattın kuzeyini oluşturan ve içerisinde … Mahallesi, …, …, …., …, …, …., … ve … gibi bölgeleri içine alan bölümlerin köyün eski yerleşkesi olarak kabul edildiği, yukarıda hattı belirtilen … Gediği ve … Deresinin güneyini teşkil eden bölgelerin ise sonradan yerleşime açılan ve kullanılmaya başlanan orman ve yayla yerleri olduğu” nun kabul edildiği, gözetilerek davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddine,
çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A ve B) ile gösterilen bölümlerinin ise yayla olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılması gerekirken, eksik incelemeyle … olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; katılanlar … … ve … mirasçıları … … ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen tüm temyzi itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 24.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.