Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5825 E. 2010/8879 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5825
KARAR NO : 2010/8879
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin …. sayılı kararında özetle: “İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Gerçekten dayanılan tapu kayıtları ile vergi kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita, keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi 109 ada 38 parsel sayılı taşınmazın güneyinde ve batısında eylemli biçimde devlet ormanının varlığı uzman ormancı bilirkişinin raporunda açıklandığı halde, mahkemece orman yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersiz ve yöntemine uygun değildir. Kural olarak tapu kayıtlarının haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. 114 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu öne sürülen 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca oluşan hazinenin tutunduğu 7.12.1962 tarih 5 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Ne varki, tescil hükmü ile oluşan davacı …’in tutunduğu 22.6.1967 tarih 239 sayılı tapu kaydının dayanağı harita yerine yöntemine uygun şekilde yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tutunulan tapu kayıtlarından T.Sani 308 T. 24 ve 27, Nisan 309 tarih 20 sayılı ve Mayıs 1965 tarih 156 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası ve tüm maliklerini açıkta pay kalmayacak şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilmeli, öte yandan tutunulan tapu kayıtlarının malikleri ile vergi kayıt maliki yada maliklerinin akdi, irsi ilişkisi sorulup saptanmalı, bu nedenle kayıt maliki yada maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örnekleri, ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmeli, yada bu konuda istihsal edilmiş veraset belgesi varsa ibraz ettirilmeli, bu yolla irsi ilişki sağlıklı biçimde duraksamasız belirlenmeli, akdi ilişkiye dayanıldığı takdirde ilgiliden bu konudaki delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı yada bu konuya ilişkin … kayıt ve belgeleri ibraz ettirilmeli, kayda dayanan tarafların tapu kayıtlarının malikleri ile vergi kaydının maliklerinin akdi yada irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı
taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kayıtların kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi … memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak kayıtlar uygulanmalı, tapu kayıtlarının iç içe girmesi, bir başka deyişle örtüşmesi halinde önceki günlü doğru temele dayanan hukuksal değerini yitirmeyen tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, ayrıca tapu kayıtları ifraz görmüş ise ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydı içinde aranmasının zorunlu olduğu düşünülmeli, öte yandan vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri varsa sözü edilen kesimler yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddi ile dava konusu 114 ada 1, 109 ada 24 ve 28 sayılı parsellerin … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, …’in davasının kısmen kabulü ile 109 ada 38 sayılı parselin 18.08.2008 tarihli … bilirkişi raporunda (A) işaretli 1557,01 m2’lik bölümünün … mirasçıları adına tapuya tesciline, kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1985 yılında 6831 Sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu yapılmıştır.
1) Hazinenin dava konusu 109 ada 38 sayılı parselin (A) bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve hükme dayanak yapılan 18.08.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) işaretli 1557,00 m2’lik bölüm üzerinde adına tescil kararı verilen davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşulları oluştuğundan Hazinenin 109/38 parselin (A) bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2) Hazinenin dava konusu 114 ada 1 nolu parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece davacı …’in dayandığı tapu kayıtlarının uyduğu kabul edilerek bu kişi adına tescile karar verilmişse de hükmüne uyulan 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında dayanılan tapu kayıtlarının haritası bulunması nedeniyle kapsamlarının 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre belirlenmesine işaret edildiği halde mahkemece, Hazinenin dayandığı tapuların … tevzi haritaları uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir. Yine davacı …’in 114 ada 1 nolu parsele uygulanan Sulh Hukuk Mahkemesinin tescil kararı ile oluşan Haziran 1969 tarih 239 sayılı tapuya dayandığı ve hem Hazinenin tevzi tapusunun hem de davacı Şabanın tapusunun bu yere uyduğu kabul edildiği halde, 114 ada 1 parselin yüzölçümü 11800 m2 ve davacı …’ın dayandığı tapu kaydı 7617 m2 olduğu halde, her iki tapunun kapsamları krokilerine uygulanmak suretiyle belirlenmemiştir. Hem Hazine tapusunun ve hem de davacı… tapu kayıtlarının bu yerlere uyduğu kabul edildiğine göre, 114 ada 1 sayılı parsele uyduğu kabul edilen … ait Sulh Hukuk Mahkemesinin tescil kararı ile oluşan tapu kaydının miktarının 7617 m2 olduğu, doğuda … … tarlasının … tevzi komisyonunca Aralık 1962 tarih 6 noda Hazine adına tescil edildiği ve kadastro sırasında bu parselin doğudaki 2 parsele uygulanarak … …. mirasçısı… kabul edilerek Hazine adına yazıldığı, 114 ada 1 parselin doğusundaki yol kuzeyindeki ve güneyindeki hark ve yol sabit sınır kabul edilerek miktar fazlası parselin batı sınırından
ayrılmalı, … bilirkişiye 3402 sayılı Yasanın 21 ve 32/3 madde hükümlerine göre infaza elverişli ifraz krokisi düzenlettirilmeli ve bu parselin tabı bölümündeki 7617 m2lik bölümünün … mirasçıları adına, kayıt miktar fazlası da Hazinenin dayandığı tapu kapsamında kaldığından Hazine adına tescil edilmelidir.
3) Hazinenin dava konusu 109 ada 24 ve 28 paseller yönelik temyiz itirazları yönünden;
Bu parsellerin … tevzi haritasında 292 ve 293 nolu parseller kapsamında kaldığı ve Aralık 1962 tarih 41 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edildiği, ancak; kimseye dağıtılmadığı, aynı zamanda davacı …’in dayandığı K.Sani 1308 tarih 26 nolu sicilden gelen Mart 1967 tarih 72 nolu, 4595 m2 yüz ölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenmiştir. …’in dayandığı tapunun kuzey sınırı tepe okumakta ve o yörede 8 numaralı kadastro ve 141 nolu … tevzi parseli bulunmakta olup bu parsel kadastro sırasında 8 numaralı orman parseli olarak tespit görmüştür. Davacı …’ın dayandığı tapu kaydı daha eski tarihlidir. Ancak, değişir sınırlı olması nedeniyle yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir. …’in dayandığı tapu kaydının güney sınırında okunan yol zeminde mevcuttur. Kayıt miktar fazlasının Hazineye ait … tevzi tapusunun kapsamında kaldığının kabulü gerekir. … memuru Kürşat Saçak’ın 08.10.2008 günlü krokisinde … tapusunun kapsamında kalan bölümün 109 ada 28 nolu parselin tamamı ile 24 nolu parselin (B) işaretli 1495 m2 bölüm olduğu belirtilmiştir. Öyleyse 114 ada 28 nolu parselin tamamı ile 24 parselin (B) işaretli 1495 m2 bölümünün ifraz edilerek şimdi olduğu gibi … mirasçıları adına, 24 parselin geriye kalan (A) işaretli 8205 m2 kısmının da Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ:1- Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin dava konusu 109 ada 38 sayılı parselin (A) bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm yönünden hükmün ONANMASINA,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin dava konusu 114 ada 1 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA,
3- Üçüncü bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin dava konusu 109 ada 24 ve 28 paseller yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA 22.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.