Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/59 E. 2010/12839 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/59
KARAR NO : 2010/12839
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 6 parsel sayılı 5.500,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1940 tarih 122 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak fındık bahçesi niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
107 ada 7 parsel sayılı 4.316,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1940 tarih 122 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak fındık bahçesi niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır.Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından 107 ada 7 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede … Köyünün, … Köyünden ayrılmasından önce … Köyünde 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 09.11.1977 tarihinde, itirazlara ilişkin kararların ise 17.05.1978 tarihinde ilan edilip orman sınırı içinde kalan taşınmazlar yönünden kesinleşen orman sınırı dışında bırakılan yerler hakkında Orman Genel Müdürlüğünün 17.10.1978 tarihinde Ordu Asliye Hukuk Mahkemesinde 1978/455 sayılı dosyasında açtığı ve görevsizlikle kadastro mahkemesine gelen ve halen bu mahkemede 2002/202 sayılı dosyasında da devam eden orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 6831 sayılı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşen tahdit haritasına, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldıklarının ve orman sayılan yerlerden olduklarının belirlendiğine, davalıların tutunduğu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değer taşımayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren
5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.