YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5914
KARAR NO : 2010/9081
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 04.03.2009 günlü dilekçesiyle … İlçesi … Mahallesi 258 ada 1 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosu 1981 yılında yapılıp, 14.12.1981 tarihinde 14.12.1982 tarihinde ilan edilmiş, 80 numaralı orman kadastr6 komisyonunca yapılan itirazların incelenmesi, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilmiştir.
… Köyünde 1990 yılında yapılan genel kadastroda 258 ada 1 parsel sayılı 699,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle … Gelgit tarafından 1975 yılında imar ihya edildiği ancak zilyetlik süresi dolmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilip, … ’in zilyetliğinde olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına 13.04.1990 tarihinde tesbit edilmiş, 20,02,1992 ila 10.03.1992 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşmiş, Hazine tarafından … aleyhine açılan beyanlar hanesinde … zilyetlik şerhinin silinmesi ve taşınmazın tarla niteliğinin taşlık ve … olarak değiştirilmesi istemiyle açılan davanın, kabulüne ilişkin …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2002 gün ve 2002/31-91 sayılı kararı temyiz yolu kullanılmadan 13.09.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, resmi belgeler ile orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporla, çekişmeli parselin kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiğinin belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; taşınmazında yer aldığı arazinin genel olarak çok eğimli, taşlık ve … olduğu, toprağın yüzeysel yada ana kayanın ortaya çıktığı açıklandıktan sonra 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiği ve 2/B madde uygulamasının yerinde olduğu bildirilmişse de; çekişmeli parselin yüzölçümünün … ve etrafının orman alanları ile çevrili eğimi çok fazla, büyük bölümünün … ve taşlık, köy yerleşim alanlarına çok uzak yerlerde ormanın derinliklerinde yer aldığı görülmektedir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde “bilim ve … bakımından orman niteliğinin kaybında”ki amaç doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybıdır. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak veya önleyecek biçimde teraslama yapması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi “bilim ve … bakımından” nitelik kaybı olmayıp suç oluşturacak eylemlerle nitelik kaybettirmek ve eylemin doğal sonucu olarak da erozyona sebep olmak ve ormanı yok etmektedir.
Anayasanın 169. maddesindeki “devlet ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine … orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz” ve “ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyete ve eyleme müsaade edilemez” hükümleri karşısında yasa koyucunun bu yolun açılmasını amaçladığı düşünülemez. Aksi halde, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yok edilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yok edilmesi, yasalarla korunamaz.
Hakim, bilirkişinin görüşü ile bağlı olmayıp, belirlediği teknik bulguları hukuk bilgisi ile serbestçe taktir eder. Yukarıda anlatıldığı gibi çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği kabul edilemeyeceği gibi, çekişmeli taşınmazın, Orman Yönetimi bünyesinde çalışan uzmanlarca orman niteliğini yitirmediği yönünde düzenlenen raporlarla belirlenip, orman niteliğiyle tapuya tescili istendiğine, 18.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi taşınmazın niteliğini belirleme konusunda Hazine’ye taktir hakkı vermeyip, orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilini öngörmektedir.
O halde; çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken … olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değilse de, davanın taraflarının Orman Yönetimi ve Hazine olması, yine 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edildiğinden ve somut olayda henüz 2/B madde uygulamasıda kesinleşmediği, kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerlerde zilyetliğe değer verilemeyeceği, Orman Yönetimi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazların mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, 18/12/2009 günlü kararın hüküm fıkrasının hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine [Davalı Hazine adına tarla niteliği ile tapuda kayıtlı … Mahallesi 258 ada 1 sayılı parselin “tarla” olan cinsinin (orman) olarak değiştirilmesine, tapunun beyanlar yada şerhler hanesinde herhangi bir şerh varsa silinmesine, Hazine harçtan bağışık olduğundan peşin alınan 27.00.- TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın niteliğine göre Orman Yönetimi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından her hangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına] cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.