YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5918
KARAR NO : 2010/9083
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Köy tüzelkişiliği, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyalan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2002 ün ve 2002/4877-6431 sayılı boza kararında özetle: “Davacının, Kanunusani 1944 tarih 49 ve Ağustos 1310 tarih 60 numaralı 45 dönüm yüzölçümlü sicilden gelen, Şubat 1972 tarih 21 numaralı tapu kaydının kapsamındaki dava dışı 621 numaralı parselin güneyinde kalan 4000 m2 miktarındaki taşınmazı, dava dışı 621 numaralı parselin tesbit maliki … Kumral’dan 03.10.1977 tarihli harici senetle satın aldığını ileri sürerek temyize konu davayı açtığı, dava dışı 621 numaralı parselin, Şubat 1972 tarih 21 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek 18.960 m2 yüzölçümüyle … Kumral adına tesbit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman olduğu savı ile, … Kumralın ise; tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın miktarının az olduğu, bir bölüm yerinin tesbit dışı bırakıldığı iddiasıyla yaptıkları itirazın, kadastro komisyonunun 06.09.1976 tarih 558 sayılı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusundaki Bakanlık mütalaası esas alınarak … Kumral’ın tesbit harici bırakılan yere ilişkin itirazının reddine, Orman Yönetiminin itirazının kabulüne ve 621 numaralı parselin dört sınırının orman olması nedeniyle orman niteliğiyle tesbit harici bırakılmasına ilişkin kararının kesinleştiği, bundan sonra … Kumral’ın komisyon kararının iptali için … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/65 sayılı dosyasında dava açtığı davada dinlenen uzman orman yüksek mühendisinin “taşınmazın ormandan açıldığı ve orman bütünlüğünü bozduğu, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu” doğrultusunda verdiği rapor dayanak alınarak mahkemenin 13.11.1980 gün ve 1980/299 sayılı kararıyla davanın red edildiği ve kararın kesinleştiği, … Kumral’ın bu davayı açmadan önce 03.10.1977 tarihli harici senetle 4000 m2’lik çekişmeli taşınmazı satması nedeniyle 03.10.1994 tarihinde bu davanın açıldığı, Davacının, … Kumral’dan haricen satın aldıkları 4000 m2’lik dava konusu yerin 621 numaralı parselin içinde kaldığı ve davacı adına tescili iddiası ile dava açtığı, , dava konusu yerin 621 numaralı parsel içinde olduğu göz önünde olduğu bulundurularak davanın yürütülüp keşifler yapılmışsa da, … süre sonra davacı vekilinin dava edilen yerin 621 numaralı parsel dışında tesbit harici bırakılan taşınmaz bölümü olduğunu açıklaması üzerine bu kez tesbit harici bırakılan ve … bilirkişi krokisinde (A) işaretli yerin dava konusu olduğu kabul edilerek deliller buna göre toplandığı, sonuçta tesbit harici bırakılan taşınmaz bölümünün davacı adına tescil edilip dava karara bağlandığı, tapulama komisyonu incelemesi sırasında, Bakanlıkça gönderilen mütalaada 621 numaralı parsel ve etrafının orman olduğu bildirildiği gibi, Asliye Hukuk
Mahkemesinin kesinleşen 1978/65 sayılı dosyasının keşfi sırasında düzenlenen rapor ve krokilerde de 621 numaralı parselin etrafının ormanlık alan olarak işaretlenip gösterildiği, tüm bu olgular ve halefiyet yoluyla davacıyı da bağlayacak olan güçlü deliller değerlendirilmeden, dayanılan tapu kaydı komşu parsel kayıtlarından yararlanılarak yerine uygulanmadan, bilirkişi ve zilyed tanıkları maddi olaylara dayalı olarak dinlenip kendilerinden ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmadan ve tescil davasının devamı sırasında yapılan ve dava konusu taşınmazın bir bölümünü içine alan orman kadastrosundan dolayı davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza da dönüştüğü, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince davanın orman kadastrosuna itiraz bölümüne bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, görev konusunun kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği düşünülmeden davanın karara bağlandığı, o halde, mahkemece yapılacak iş; davanın tescile ilişkin bölümünü elde tutarak, orman kadastrosuna itiraz bölümünü bu davadan ayırarak görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine göndermek ve kadastro mahkemesince taşınmazın orman niteliği yönünden, önceki dava dosyaları içindeki delillerle birlikte en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planından oluşacak resmi belgelere dayalı olarak usulünce yapacağı inceleme sonunda vereceği kararın kesinleşmesini beklemek, bundan sonra yukarıda … ilkeler doğrultusunda davaya devamla tescil davası yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibaret olduğu”na değinilmiştir” … Asliye Hukuk mahkemesinin 10.11.2004 günlü orman kadastrosuna itiraz davası yönünden verdiği ayırma ve görevsizlik kararı ile dosya Kadastro Mahkemesine gelmiştir. Mahkemece davanın KABULÜ ile … bilirkişi Hakka … tarafından düzenlenen 13.10.2009 günlü krokide gösterilen 4000,23 m2 yüzölçümündeki taşınmazı ilişkin tapulama komisyonu kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı köy tüzel kişiliği ve Hazine ile Orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili istemiyle açılıp, yörede yapılan orman kadastrosu nedeniyle, orman kadastrosuna itiraza dönüşmüştür. Başka deyişle dava orman tahditine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kumburun köyü İnlimanı mevkiinde genel arazi kadastrosu 1974 yılında yapılıp, 30.09.1975 ila 31.10.1975 tarihinde ilan edilmiş, çekişmeli parsel bu işlemde çalılık ve taşlık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında orman olarak nitelendirilmediği, dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosunda doğu bölümünün orman olarak sınırlandırıldığı, eylemli olarak üzerinde orman ağacı bulunmadığı, … derin tarım toprağı olduğu, 15 adet zeytin ağacı bulunduğu, bir kısmını ise tarla olarak kullanıldığı%1 eğimli olduğu kuzeyinde iki adet palamut meşesi çalısı bulunduğu, bu çalının taşınmazın niteliğini etkileyecek nitelikte olmadığı sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı yöntemince uygulanmadığı gibi, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuna ekli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planında çekişmeli parsel denetime olanak tanımayacak biçimde işaretlenmiş, taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmemişse de,
Diğer taraftan; davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı, 621 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve Şubat 1972 tarih 21 numaralı ve geldisi Kanunusani 1944 tarih 49 sıra numaralı tapu kaydı, 45 dönüm tarla nitelikli, tarafları …, lebi Derya, … ve Köseoğlu … okuyan, Ağustos 1310 tarih 60 sıra numaralı tarla kaydı olup, 9.2.1972 tarih, 21 ve 22 sıra numaralı tedavüllerinde çapa dayanılarak yapılan ifraz ile oluşmuştur ve 21 Sıra numaralı tapu kaydı D: … Veresesi, B: Abdi veresesi, K: Köseoğlu … Veresesi, G: … … ve … … ve … Meşe’ye satılan müfrez mahal okuyan 20555 m2 kayıt olup 18360 m2 yüzölçümündeki … Kumral adına tesbit edilen … Köyü 621 sayılı
parsele uygulanmıştır. Orman Yönetiminin dava dışı 621 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu, … Kumralın ise; tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın miktarının az olduğu, bir bölüm yerinin tesbit dışı bırakıldığı iddiasıyla yaptıkları itirazlar, kadastro komisyonunun 06.09.1976 tarih 558 numaralı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusundaki Bakanlık mütalaası esas alınarak … Kumral’ın tesbit harici bırakılan yere ilişkin itirazının reddine, Orman Yönetiminin itirazının kabulüne ve 621 numaralı parselin dört sınırının orman olması nedeniyle orman niteliğiyle tesbit harici bırakılmasına karar verilmiş ve komisyon kararı kesinleşmiş, daha sonra … Kumral’ın komisyon kararının iptali için … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/65 sayılı dosyasında açtığı davada dinlenen uzman orman yüksek mühendisinin “taşınmazın ormandan açıldığı ve orman bütünlüğünü bozduğu, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu” doğrultusunda verdiği rapor dayanak alınarak mahkemenin 13.11.1980 gün ve 1980/299 sayılı kararıyla dava reddedilmiş ve kesinleşmiştir. … Kumral bu davayı açmadan önce 03.10.1977 tarihli harici senetle 621 numaralı parselin 4000 m2’lik bölümünü temyize konu davanın davacısına satması nedeniyle, davacı tarafından ilkin 03.10.1994 tarihinde, … Kumral’dan haricen satın aldıklarını iddia ettikleri 621 sayılı parsel içinde kalan 4000 m2’lik yüzölçümündeki taşınmaz için dava açılıp, dava konusu yerin 621 numaralı parsel içinde olduğu göz önünde olduğu bulundurularak dava yürütülüp keşifler yapılmışsa da, … süre sonra davacı vekilinin dava edilen yerin 621 numaralı parsel dışında tesbit harici bırakılan taşınmaz bölümü olduğunu açıklaması üzerine bu kez tesbit harici bırakılan ve … bilirkişi krokisinde (A) işaretli yerin dava konusu olduğu kabul edilerek deliller buna göre toplanmış ve sonuçta tesbit harici bırakılan taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Gerek 621 numaralı parselin komisyon incelemesi sırasında Bakanlıkça gönderilen mütalaada 621 numaralı parsel ve etrafının orman olduğu bildirildiği gibi, Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1978/65 sayılı dosyasının keşfi sırasında düzenlenen rapor ve krokilerde de, 621 numaralı parselin etrafı bu arada çekişmeli 4000 m2 yüzölçmündeki taşınmazda ormanlık alan olarak işaretlenip gösterilmiştir. Tüm bu olgular ve delillerin halefiyet yoluyla davacıyı da bağlayacak olan güçlü delil olması bir yana, dayanılan tapu kaydı yöntemince uygulanmamışsa da, 20555 m2 yüzölçümündeki 21 sıra numaralı bu tapu kadının, bilirkişi krokisinde dava dışı 626, 627, 699 parseller ile 621 arasında kalan ve … bilirkişi krokisinde 24600 m2 yüzölçümüyle gösterilen bölüm ile 18360 m2 yüzölçümündeki dava dışı 621 sayılı parseli ve çekişmeli 4000 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazı kapsadığı söylenemez. Şöyle ki, çekişmeli 4000 m2 yüzölçümündeki bölüm dahil olmak üzere tapu kaydı kapsamı olarak gösterilen yerin toplam yüzölçümü 46560 m2 olup, tapu kaydının bu taşınmazın tamamını kapsadığı söylenemez. Çünkü, tapu kaydında okunan sınırlar, tapu kapsamı olarak belirtilen taşınmazın tamamını çepe … kapsamayıp, doğuda tapulama dışı orman olarak sınırlaması kesinleşen devlet ormanı bulunmaktadır. Bu nedenle, tapu kaydının bir an için bu mevkiye uyduğu kabul edilse dahi, devlet ormanına denk gelen doğu sınırı itibariyle değişebilir nitelikte sınır içirdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, çekişmeli 4000 m2 yüzölçümündeki kapsadığının söylenemeyeceği, kayıt fazlasının sınırdaki devlet ormanından açıldığının kabul edileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … olduğu biçimde eksik incelemeyle … olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre, dava orman kadastrosuna itiraz davası olduğu halde, tapulama komisyonu kararının iptaline şeklinde karar kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı köy tüzel kişiliği ile Hazine ve Orman Yönetiminin temiyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.