Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6030 E. 2010/8720 K. 18.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6030
KARAR NO : 2010/8720
KARAR TARİHİ : 18.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 26/10/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/06/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat IŞIL HİLAL SOYLUKURT geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, davaya konu ve davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan … Köyü 949 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde ve orman sayılan yer olduğunu özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ORMAN olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve … … Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile orman kadastrosu iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1988 yıllarında yapılan arazi kadastrolarında çekişmeli 949 parsel sayılı 9845 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetiminin açtığı davanın vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 20/01/1992 gün ve 1991/2252-748 sayılı kararının kesinleşmesiyle … adına tapuya tescil edilmiştir.
Daha sonra Hazine tarafından açılan tapu iptal tescil davası “çekişmeli taşınmazın, 1952 yılında makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığı, bu nedenle daha sonra 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işleminin yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle Hazine davasının reddine dair … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 09/04/1997 gün ve 1995/699-443 sayılı kararı kesinleşmiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. hukuk dairesinin18.09.2008 tarih 7380/11276 sayılı kararı ile (çekişmeli taşınmaz 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, 1976 yılında görevlendirilen Orman
Kadastro Komisyonu tarafından, 942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece … … Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, kısmen 1942 yılı orman kadastro hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı dava konusu parsel yönünün 1976 yılında ilk kez yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu edilmediği, yapılan işlemlerin ilanından sonra ilan tarihlerinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin de geçmesiyle kesinleştiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, sadece Vakıflar İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu yok sayarak, 1942 yılında orman olarak sınırlandırılan alanları orman sınırları dışında bırakan karar ve işlemlerin ikinci kadastro olması nedeniyle hukuki değer taşımazsa da(3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi), 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanlarının sınırlandırılıp, 4785 Sayılı Yasa ile (istisnalar dışında) özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanların devletleştirildiğinden ve 5658 sayılı yasada Vakıf ormanlarını iade edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 1942 yılı orman kadastrosu dışında kalan yerlerde, 7 Numaralı Komisyonun 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yaptığı çalışmayla devletleştirilen orman alanı olduğu belirlenen yerlerin orman olarak sınırlandırılması yasaya uygun olduğu, taşınmaz ister 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olsun, isterse 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında olması nedeniyle, 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılsın, her iki halde de dava konusu taşınmaz hukuken orman olduğu gözetilerek; Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın KABULÜNE, davaya konu 949 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının İPTALİ ile davacı adına orman niteliği ile TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulduğuna göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “davacı adına orman niteliği ile tapuya kayıt ve TESCİLİNE.” denilmiş olması doğru değil ise de, maddi hata niteliğindeki bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “davacı adına orman niteliği ile tapuya kayıt ve TESCİLİNE.” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “orman niteliği ile Hazine adına TESCİLİNE ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin temyiz eden davalı …’dan alınarak davacı … YÖNETİMİ’NE verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.