Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6189 E. 2010/7644 K. 02.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6189
KARAR NO : 2010/7644
KARAR TARİHİ : 02.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, … ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, Şubat 1317 tarih 50 nolu sicilden gelen Döger Köyü, … mevkiinde Mayıs 1948 tarih 35 nolu 18.386 m2 yüzölçümlü tapu kaydının Döger Köyünde yapılan kadastro sırasında Yayla Köyü sınırları içinde kaldığını, ancak Yayla Kıncılar Köyü … mevkiinde bulunan bu tapu kaydının kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalıp yasal değerini yitirdiğinden tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, Mayıs 1948 tarih 35 sırada kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalıp yasal değerini yitiren tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3116 Sayılı Yasanın 13 ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4. Maddesi gereğince “kadastrosu yapılıp kesinleşen devlete ait ormanlar, tapu idarelerince hiç bir harç alınmaksızın Hazine adına tescil edilmesi” gerektiğinden böyle bir tescil yapılmamışsa ve yine uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada hükme esas alınan … bilirkişi … ve orman bilirkişisi … … … tarafından düzenlenen 12.10.2005 tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritası üzerinde gösterilen (A) işaretli dört sınırı ormanla çevrili 108.348.05 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmazın 10.10.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalılara ait 18.386 m2 yüzölçümlü tapu kaydının dört sınırı ormanla çevrili, 108.348 m2 araziye ait olduğunun kabul edilemeyeceği, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kayıtlarının yasal değerinin bulunmadığı, dava konusu içine alan orman kadastrosunun 1948 yılında kesinleşmesi nedeniyle tapu maliklerinin orman kadastrosuna itiraz dava süresini çokdan geçirdikleri, davanın devamı sırasında 2006 yılında taşınmazın bulunduğu …Köyünde yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz ile çevresi kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/4. maddesi gereğince orman niteliği ile tapu siciline aktarılmamışsa raporları hükme dayanak yapılan … ve orman bilirkişiler tarafından ortak düzenlenen 12.10.2005 tarihli krokili raporda (A) ile
işaretlenen 108.348,05 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmaz ve bu yerin çevresinde bulunup kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmemesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 1. bendinin ikinci cümlesinde yer alan “iptali ile” sözcüklerinden sonra “kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlenen bilirkişiler … … … ve … tarafından ortak düzenlenen 12.10.2005 tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 108.348,05 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmazın, çevresindeki kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan geniş Devlet Ormanı ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi uyarınca orman niteliği ile Hazine tapuya tescil edilmemiş ise 3402 Sayılı Yasanın 22/4. maddesi gereğince işlem yapılmamış ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 02.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.