YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6304
KARAR NO : 2010/9039
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 163 ada 3 parsel sayılı 989.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … aynı yer 119 ada 10 parsel sayılı 5.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise su kaynağı niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Müdahil Orman Yönetimi 02.06.2009 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE, dava konusu 119 ada 10 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile su kaynağı niteliği ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 163 ada 3 sayılı parselin orman niteliği ile davalı Hazine adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
Hukukumuzda davaya müdahale H.Y.U.Y.’nun 53-58. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yasada yer alan düzenleme, davaya fer’i müdahale yöntemi ile ilgilidir. Davayı fer’i müdahaleden maksat, davada bir taraf yanında yer almak, ona yardımcı olmaktır. Davaya fer’i müdahale isteyen taraf bu şekilde yardımcı olacağı tarafın davayı lehine sonuçlandırması halinde kendisine de bazı haklar sağlamayı hedefler. Davaya asli müdahale ise, Usul Kanununda düzenlenmemiş ancak bazı özel kanunlar davaya asli müdahaleye olanak tanımıştır. Asli müdahalede bir kişi bir şey veya hak üzerinde çekişme devam ederken o şey veya hakkın davanın taraflarına değil, kendisine ait olduğunu ileri sürer. Davaya asli müdahale için müdahale talebinde bulunacak olanın bir dava açılırken ne tür harç ve gider ödenirse dava harçlarını ödemesi gerekir.
Somut olaya gelince; davaya müdahale talep edenin dilekçesi asli müdahale talebine ilişkin olup yukarıda sözü edilen harç ve giderler müdahale talep eden tarafından ödenmemiş, kısaca müdahil Orman Yönetimi yöntemince davanın tarafı olmamıştır. Temyiz, H.Y.U.Y.’nın 427. maddesince ancak davanın taraflarının başvuracağı kanun yolu olduğundan müdahil Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 163 ada 3 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün 163 ada 3 sayılı parsele ilişkin kısmının onanması uygun görülmüştür.
b- Mahkemece 119 ada 10 parselin özel mülkiyete konu olabilecek özel su niteliğinde olduğu ve davacı yararına zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek bu parsele yönelik davanın kabulüne karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler beyanlarından çekişmeli parselden çıkan kaynak suyundan komşu parsel maliklerininde yararlandığı anlaşılmaktadır. MK’nın 756. maddesi gereğince; kaynak arzın mütemmim cüz’ü olup, mülkiyeti kaynadığı toprağın mülkiyeti ile birlikte iktisap olunur. Başkalarının arzındaki kaynaklardan istifade, ancak irtifak hakkı olarak tapu siciline kayıt ile mümkündür. Suyun kaynadığı taşınmazın içinde kalamayacak miktarda ve malikin ihtiyacının üzerinde bir debiye sahip olması durumunda arzın mütemmim cüz’ü sayılmaz, genel su olarak kabulü gerekir. Somut olayda mahalli bilirkişiler beyanı ve jeoloji bilirkişi tarafından 0,3 lt/sn olarak belirlenen debi karşısında taşınmaz genel su nitelinde olup bu parsele yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda, 1. bentte açıklanan nedenlerle müdahil Orman Yönetiminin temyiz talebinin REDDİNE,
2) 2. bendin a fıkrasında açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin 163 ada 3 parsele yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA,
3) 2. bendin b fıkrasında açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin 119 ada 10 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.