YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6376
KARAR NO : 2010/8651
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 21.10.2006 tarihli dilekçesi ile 149 ada 26 parsel maliki … (…) ile 27 parsel paydaşlarından … ve 30 parsel paydaşlarından … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, ekli … renkli sınırlarını bildirdiği … Mahallesi,… Mevkiinde bulunan taşınmazın, kadastro sırasında orman kadastro haritasındaki koordinatların yanlış tersim edilmesi nedeniyle orman sınırı içinde bırakılmışsa da daha sonra, koordinatların düzeltilmesi sonucunda orman sınırları dışında kaldığını, tapuda kayıtlı olmadığını iddia ederek Hazine adına tescilini istemiş, Orman Yönetimi ise, dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak görevsizlik kararı verilerek dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; katılan … Yönetiminin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne ve 04.06.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde 149 ada 26-27-30 sayılı parsellerin kuzeyinde bulunan parsellerin devamı olan (A), (B) ve (C) ile gösterilen toplam 785,43 m² yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğiyle davacı Hazine adına tapuya tesciline, rapor ve krokinin karara eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 28.10.1988’de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede 1988 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırının, 1997 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında koordinatların yanlış tersim edilmesi sonucu dava konusu taşınmazların orman sınırı içinde kaldığı düşünülerek tespit tutanağı düzenlenmediği, daha sonra orman kadastro sınırının doğru yere çekilmesiyle tespit dışı bırakıldıkları ve 149 ada 26-27-30 sayılı parsel malikleri tarafından o parsellere bir bütün halinde kullanılan tarım arazisi olduğu, orman kadastro haritası yanlış koordinatlarla uygulanmamış olsa bile sözü edilen parsel malikleri adların tespit tutanağı düzenleneceği anlaşılmaktadır. Nitekim, dava konusu taşınmaza doğuda komşu taşınmazın da bitişikdeki 31 nolu parsel maliki … … … tarafından 31 sayılı parselle bir bütün halinde kullanıldığı, ancak; dava konusu taşınmaz gibi orman kadastro haritasının yanlış tersim edilmesi nedeniyle orman içinde bırakılmışsa da … … …’ın açtığı dava sonucu Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2001 gün 1997/97-175 sayılı kararı ile … … … adına tescil edilip
32 parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır. 27 ve 30 sayılı parseller elbirliği ile mülkiyet hükümlerine göre Rızvan ve Zikri … mirasçıları adlarına tapuda kayıtlı olup, tüm mirasçılar davada taraf da değildir. Hal böyle olunca, 27 ve 30 parsellerin diğer malikleri de davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra yukarıda belirtilen ilkeler gözönünde bulundurularak davanın karara bağlanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 17/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.