Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6423 E. 2010/9594 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6423
KARAR NO : 2010/9594
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu … Köyü 147 ada 2 parsel sayılı 11975.53 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde (B)=9009.58 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına, (A)=2965.95 m2’lik bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı dışında bırakılmış ve kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın krokide (B) harfiyle gösterilen 9009.58 m2’lik bölümünün resmi belgelere göre ormanlık yeşil alanda kaldığı ve eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, davalı vekilinin bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin krokide (A) harfi ile gösterilen 2965.95 m2’lik bölüme yönelik temyiz itirazına gelince; mahkemece, bu bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı adına tapuya tescil kararı verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve kesinleşmiş sınırlamada kısmen orman sınırları içinde kaldığı, krokide (B) harfi ile gösterilen bölümün 1953 yılında bütünlemesi yapılan ve 1956 baskılı memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı ve eğiminin % 35 – 40 olduğu, … muhafaza karakteri taşıdığı ve fiilen üzerinde 7 adet yaşlı meşe ağacı bulunduğu, zemininin ise buğday ekili olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün ise, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve kesinleşmiş sınırlamada orman sınırları dışında 1953 yılında bütünlemesi yapılan ve 1956 baskılı memleket haritasında da beyaz renkli açık alanda kaldığı ve eğiminin % 8 – 10 olduğu, … muhafaza karakteri taşımadığı ve fiilen üzerinde meyveli meyvesiz ağaçlar ile 2 adet ev ve 1 adet samanlık bulunduğu, zemininin ise buğday ve sebze ekili olduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde eylemli biçimde sebze ve meyve tarımı yapıldığı bildirilmiştir. Ancak, bilirkişi tarafından uygulanan memleket haritasında taşınmazın bulunduğu yerde meyvelik sembolü görünmemektedir. Kural olarak, meyveliklerin bulunduğu yerlerde memleket haritası üzerinde yeşil alanda meyvelik sembolü gösterildiği gibi bu alanların çevredeki ormanlardan ayırdedilmesi için noktalardan oluşan bir hat çizilerek belli edilir. Memleket haritası üzerinde böyle bir hat sözkonusu değildir. Memleket haritasında çekişmeli yerin bulunduğu alan ve çevresinde münhaniler sık biçimde görülmektedir. Eğimin % 12’yi açtığı yerlerdeki makilik, fundalık ve çalılıklar 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince orman sayılacağı kuşkusuzdur.
Çekişmeli taşınmaz … köyü ile … köyü çalışma alanı sınırında … ve … Köyü yolu ile … … kenarında olduğundan, … ve … Köylerine ait çekişmeli taşınmaza bitişik ve komşu parsellere ait kadastro tespit tutanak örnekleri getirtilip kesinleşip kesinleşmedikleri araştırılmalı, taşınmazın orman sayılmayan (A) bölümünün çevresindeki taşınmazların niteliğine, memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna göre mülkiyet belgesi tapu kaydı da bulunmadığından 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmemiştir.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olan, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.

-3-
2010/6423-9594

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

-4-
2010/6423-9594

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 9009.58 m2’lik bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2) Yukarıda 2 numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin krokide (A) harfi ile gösterilen 2965.95 m2’lik bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.