Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/653 E. 2010/902 K. 01.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/653
KARAR NO : 2010/902
KARAR TARİHİ : 01.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında Yayladere İlçesi, … Mahallesi 180 ada 11 parsel sayılı 10168,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 06.07.1987 tarih 328 nolu tapu kaydına dayanılarak … adına; 180 ada 13 parsel sayılı 168,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine 180 ada 11 ve 180 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 180 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, orman yönetiminin 180 ada 11 parsele yönelik olarak yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ;
2) Çekişmeli 180 ada 13 parsel sayılı taşınmaz etrafı 180 ada 12 parsel sayılı orman parseli ile çevrili (eylemli orman alanları) olup memleket haritasında da etrafı yeşil orman alanları ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
2010/653-902
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. Örnek: Şöyle ki, [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 830 E., 1997/1034 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli ve yine Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli kararları] .
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Çekişmeli taşınmaz tüm çevresi orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğindedir.Bu nedenle davacı … yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 180 ada 11 parsele yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin 180 ada 13 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.