Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6533 E. 2010/10084 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6533
KARAR NO : 2010/10084
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.05.2007 gün 2007/1389 – 5669 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kadastro tesbitine esas alınan 651 yazım numaralı vergi kaydının uygulanmadığı, ziraat bilirkişiden rapor alınmadığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının araştırılmadığı, vergi kaydının 11.380m2 yüzölçümlü olduğu, çekişmeli yer ile birlikte dava dışı 9.410 m2 yüzölçümlü ve … adına kesinleşen 545 parsele de revizyon gördüğü, orman sınırları içinde kalan “… Meşesi” sınırı itibariyle değişir sınırlı olduğu, bu sebeple taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak vergi kaydının uygulanması ve güneydeki yol sınırından başlanarak miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi, kayıt fazlasının vergi kaydının tarihinden sonra memleket haritasının düzenlendiği tarihe kadar batıdaki ormandan açıldığı, taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı 6.11.1986 tarihine kadar orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolmadığı gözetilerek hazinenin kayıt fazlasına yönelik davasının kabulüne ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi, vergi kaydının kapsamı içinde kalan yer yönünden ise davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi “gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak, 651 yazım numaralı vergi kaydının çekişmeli yere uymadığı, taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ile işaretlenen kesimi üzerinde davalılar yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Yassıbağ Köyü 544 parselin … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 8.334,64 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 06.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davalı kişilerin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen kesimine yönelik olup; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve temyize konu taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarına göre yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümüne yönelik olup,mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Mahkemece, 651 yazım numaralı vergi kaydının çekişmeli yere uymadığı gerekçesiyle … şekilde karar verilmiş ise de dosya kapsamından 651 yazım numaralı vergi kaydının 27 ar 57m2 yani 2.757 m2 yüzölçümlü olduğu ve sınırları itibariyle çekişmeli 544 parsel sayılı taşınmaza uyduğu anlaşılmaktadır.Şöyle ki; çekişmeli taşınmaza komşu 546 parsele revizyon gören 652 yazım numaralı vergi kaydı davalı taşınmaz yönünü dayanak 651 yazım numaralı vergi kaydının maliklerinden olan …’i okumaktadır.Komşu parsellere uygulanan vergi kayıtları ile dayanak vergi kaydı numara itibariyle de birbirlerini takip etmektedir.Dosya kapsamından 651 yazım numaralı vergi kaydının doğusunda okunan “kendi tarlasının” doğuda bulunan 545 ve 548 parseller olduğu (651 yazım numaralı vergi kaydının malikleri adlarına tespit edilmişler), batısında okunan “… Meşesinin” batı taraftaki ormanın içinde kaldığı, kuzeyde okunan “… … oğlu …’nin” taşınmazın kuzeyinde bulunan 682, 683 ve 684 parsellerin önceki maliki olan … oğlu … olduğu (682, 683 ve 684 parsellerin kadastro tespit tutanaklarının edinme bölümünde bu taşınmazların önceden … oğlu …’ye ait olduğu belirtilmiş), güneyde okunan “yolun” ise çekişmeli taşınmazın güneyinde bulunan … Şosesi olduğu böylelikle vergi kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu tesbit edilmiştir.. Her ne kadar yukarıda özeti yapılan bozma kararında 651 yazım numaralı vergi kaydının yüzölçümünün 11.380 m2 yüzölçümlü olduğu belirtilmiş ise de bir örneği dosya da bulunan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden gönderilen onaylı arazi tahrir cetveli suretinde yüzölçümü 27 ar 57 m2 olarak belirtilmiş olup bozma maddi yanılgıya dayalı olduğundan usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Vergi kayıtları lehe delil olduğu kadar aleyhe de delil oluşturmaktadır.Dayanak 651 yazım numaralı vergi kaydı değişir sınırlı olduğundan 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi gerekli olup kayıt miktar fazlasının vergi kaydının oluşum tarihinden sonra memleket haritasının düzenlediği tarihe kadar sınırdaki ormandan açıldığının kabulü gerekir .
Diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin 1958 tarihli memleket haritasında açık alanda gözüktüğü orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de rapor ekindeki aplikeli memleket haritası incelendiğinde taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün bazı kesimleri de yeşil renkli ormanlık alanda işaretlenmiştir.Ormanlar zilyetlik yoluyla kazanılamaz. Kaldı ki, yörede arazi kadastrosu 1962 yılında yapılmış olup memleket haritasının düzenlendiği tarih ile yörede yapılan kadastro tespit tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava dosyası … bilirkişiye verilerek; çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün doğu ve güney tarafındaki yoldan başlanarak vergi kaydının miktarı olan 2.757 m2 yüzölçümlü yer ifraz ettirilerek davalılar adlarına, geriye kalan kesimi ile (A) ile işaretlenen yerin tamamı bir bütün olarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmelidir. Aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2)Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.07.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.