Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/663 E. 2010/3394 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/663
KARAR NO : 2010/3394
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1956 yılında yapılan kadastro sırasında … …Köyü 5 parsel sayılı 634.125 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ağustos 1945 tarih 56 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak müştemilatı ile beraber beş ebniyeti havi … niteliği ile M…. Kurt ve ortakları adlarına tespit edilmiş, Hazinenin itirazı üzerine kadastro komisyonunca; tapu kaydının miktar fazlasının hazine adına, 5 parselin ise 539.692 m2 yüzölçümlü olarak M…. Kurt ve ortakları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra kamulaştırma ve ifrazlar sonucu 864 ve 897 parseller ile dava dışı parsellere ayrılmış, 864 ve 897 parsellerinde birleştirilmesi ile 139 ada 1 parsel oluşmuştur. 139 ada 1 parsel sayılı 180.078,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile …Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş adına tapuda kayıtlı olup beyanlar hanesine 07.03.2007 tarihinde “tamamı 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarılan yerdir” şerhi konulmuştur..
Davacı…Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş; 864 ve 897 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmış, Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 12.12.2007 gün 2007/124-495 sayılı ilamıyla davanın kısmen kabulüne, orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda 864 parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretlenen 41.992,17 m2 yüzölçümlü bölümünün, 897 parsel sayılı taşınmazın (D) ile işaretlenen 20.909,03 m2 yüzölçümlü kesiminin beyanlar hanesine konulan “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerdir” şerhinin iptaline, 864 parselin (B) ile işaretlenen 62.787,24 m2 yüzölçümlü kesimine, 897 parselin (C) ile işaretlenen 54.389,83 m2 yüzölçümlü bölümüne yönelik istemin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ile davalılardan Hazine vekilinin temyizleri üzerine Dairece onanarak ve karar düzeltme istemleri reddedilerek 31.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı bakanlıklar vekili Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 12.12.2007 gün 2007/124-495 sayılı kararına dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen 23.08.2007 tarihli krokili raporda 864 parselin (B) ile işaretlenen 62.787,24 m2 yüzölçümlü kesiminin, 897 parselin (C) ile işaretlenen 54.389,83m2 yüzölçümlü bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 864 ve 897 parsel sayılı taşınmazların birleştirilmesi sonucu oluşan 139 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 12.12.2007 gün 2007/124-495 sayılı kararına dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen 23.08.2007 tarihli krokili raporda (B) ve (C) ile işaretlenen sırasıyla 62.787,24 m2 – 54.389,83 m2 yüzölçümlü bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek 6831 Sayılı Yasanın 2.maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yer belirtmesi yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 27.06.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 26.11.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 864 parselin (A) ile işaretlenen 41.992,17 m2, 897 parselin (D) ile işaretlenen 20.909,03 m2 yüzölçümlü kesimlerinin orman tahdidi dışında, 864 parselin (B), 897 parselin (C) ile işaretlenen bölümlerinin ise 27.06.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde iken 1982 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmeleri sebebiyle Hazine adına tahdit dışına çıkarıldığı ve sözü edilen tutanakta Orman Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin Yalova Orman İşletme Şefliğine gönderilen 26.08.1978 tarihli yazıda dahi eylemli orman niteliğinde olup,……Kimya Sanayi A.Ş’nin ormana tecavüz ederek ormana inşaata başladığı, bu nedenle şirkete ait tapunun iptali ile el atmanın önlenmesi davasının açılmasının istendiği, yine bu tutanakta 1970 tarihli … fotoğraflarında dahi dava konusu 897 sayılı parselin güneydeki ormanlık sahadan daha seyrek kapalılıkta maki örtüsü ile kaplı görünümde olduğu ve 1977 yılında maki örtüsünün davalı şirket tarafından dozerle köklenerek inşaata başlandığı açıklandığından , bu belirlemelere göre temyize konu taşınmazların 15.10.1961 tarihinden önce dahi orman niteliğini kaybetmediği halde, 1744 Sayılı Yasanın 2/1 maddesine göre orman rejimi dışına çıkarıldığı , taşınmazların 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmüne göre öncesi orman olmaması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmadığı anlaşıldığından davacı şirketin 1744 Sayılı Yasanın getirdiği olanaklardan yararlanamayacağına, bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin kesinleştiği taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026 (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı taşınmazı satın alırken ödediği bedeli koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satan kişi ve kişilerden geri alabileceği gözönnünde bulundurularak, kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceğine göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/03/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.