YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6736
KARAR NO : 2010/8715
KARAR TARİHİ : 18.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TİESCİLİ- EL ATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 30/09/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/06/2010 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davacı … YÖNETİMİ vekili Avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … YÖNETİMİ, daya konu … İLÇESİ … KÖYÜ, … mevkii, 1101 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığını özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptal edilerek orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABÜLÜNE, davaya konu taşnmazın tapu kaydının İPTALİNE, orman niteliğinde Hazine adına TESCİLİNE, davalının dava konusu parsele EL ATMASININ ÖNLENMESİNE karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 21.09.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması 1989 – 1990 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın, kesinleşen orman kadastrosunda … DEVLET ORMANI sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren
yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, tapu kaydının Medeni Yasanın 1025 (EMY.933) yolsuz tescil niteliğinde olduğu davalının tarım alanı olarak kullanılmayan ve eylemli orman olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazı ve çevresini görmeden satın almış olmasının hayatın … akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından,davalının iyi niyetli olarak da kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı konusunda şerh konulmamış olmasının davalının taşınmazı tapu kaydına güven ilkesine dayanarak ve iyi niyetle satın aldığının da düşünülemeyeceği, davalının bu yeri satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satan kişiden geri alabileceği, gözönünde bulundurularak kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak, davacı … YÖNETİMİ’ne verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.