YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6860
KARAR NO : 2010/7254
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 51, 105 ada 46 ve 51 ile 139 ada 22 parsel sayılı 2662.66 m2, 2088.06 m2, 14598.72 m2 ve 156.84 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, davalılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin oluşmadığı gerekçesi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın … KABULÜNE, 139 ada 22 ve 103 ada 51 sayılı parsellerin kadastro tespitinin iptali ile ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 105 ada 46 ve 51 sayılı parsellerin tespit malikleri adına yapılan tespitin iptali ile 1/5’… pay ile …, …, …, … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- Davacı Hazine vekilinin 105 ada 46 ve 51 sayılı parsellere yönelik temyiz itrazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 105 ada 46 ve 51sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı …’ın 139 ada 22 parsele yönelik temyiz itrazları yönünden;
Dosya kapsamına ve yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre, 139 ada 22 sayılı parsel 1971 yılından 12.11.2005 kadastro tespit tarihine kadar kullanılmamıştır. Zilyetliğin iktisap sağlayabilmesi için aralıksız sürmesi gerekir. … süreli kullanmama terk anlamı taşır. Taşınmazın yaklaşık 35 yıl kullanılmamış olması karşında zilyetliğin iradi olarak terk edildiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenle, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine gerekmiştir.
3- Davalı …’ın 103 ada 51 parsele yönelik temyiz itrazları yönünden;
Mahkemece 103 ada 51 sayılı parselin 10 yıldır iradi olarak kullanılmadığı, zilyetliğin kesintiye uğradığı gerekçesiyle bu parsele yönelik dava kabul edilmiş ise de ulaşılan sonuç
dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre 103 ada 51 sayılı parselin davalılara babalarından kaldığı, babalarının ölümünden sonra bir süre taşınmazın davalılarca kullanıldığı, davalıların köyden ayrılmasından sonra taşınmazın yaklaşık 5-6 yıldır kullanılmadığı anlaşılmaktadır. … süreli kullanmama terk anlamını taşır ise de 51 parsel sayılı taşınmaz 5-6 yıl gibi geçici bir süre kullanılmadığından taşınmazın iradi olarak terk edildiği kabul edilemez. Ayrıca, davalılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenle davanın kabulü gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 105 ada 46 ve 51 sayılı parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’ın 139 ada 22 parsele yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA,
3) Üçüncü bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’ın 103 ada 51 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.