YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6982
KARAR NO : 2010/12031
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.03.2007 gün ve 2007/1376-2486 sayılı bozma kararında özetle; “Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak uygulama ve araştırma sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan krokide dava konusu taşınmazın (A) ile işaretli bölümü dışında geri kalan bölümün, orman kadastro sınırı dışında kaldığının bildirildiği ve bu bölüme yönelik temyiz bulunmadığından orman sınırı dışında kalma olgusunun kesinleştiği, temyiz itirazlarının hükme esas alınan krokide çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretli 16.239,73 m2’lik bölümüne yönelik olduğu, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, ayrıca yörede 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, 3116 Sayılı Yasaya göre yasaya göre sadece devlet ormanları belirlendiği, bu nedenle 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu, orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli olmadığı, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak uygulama ve araştırma sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan krokide dava konusu taşınmazın (A) ile işaretli bölümü dışında geri kalan bölümün, orman kadastro sınırı dışında kaldığının bildirildiği ve bu bölüme yönelik temyiz bulunmadığından orman sınırı dışında kalma olgusunun kesinleştiği, temyiz itirazlarının hükme esas alınan krokide çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretli 16.239,73 m2’lik bölümüne yönelik olduğu, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, ayrıca, dosya kapsamından, yörede 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, 3116 Sayılı Yasaya göre yasaya göre sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu, orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli olmadığı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara hükümleri gözetilerek belirlenmesi gereceği, sözü edilen çalışma kesinleşmemiş ise, 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın öncesi itibarıyla orman niteliği ve hukuki durumunun araştırılması, bu nedenle mahkemece; öncelikle 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının askı ilan tutanağı orman işletme müdürlüğünden istenmeli, askı ilanının yapılıp işlemin kesinleştiğinin belirlenmesi halinde, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1941 yılına ait orman kadastrosu, 1989 yılına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar
ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle uygulanarak, çekişmeli taşınmazın her iki çalışmada sonunda düzenlenen haritalardaki orman sınır hattına irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi, yörede 1941 yılından sonra yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunmadığı ya da yapılmış olsa bile, ilan edilmediğinin saptanması halinde, mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanması, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, böylece 1941 yılı orman kadastrosu dışında kalan dava konusu taşınmazın 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda davanın KABULÜNE, çekişmeli Atakent Mahallesi 213 ada 7 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesiline, davalıların taşınmaza el atmasının önlenmesine, yine gayrimenkulün üzerinde buna bulunmadığından kal istemi hakkında karar verilmesinde yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1941 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 1941 yılı tahdidinin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bezkese (Taşlıburun) Köyü Payam Mevkii 552 parsel sayılı 72464 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Ağustos 1951 tarih 69/7 sıra numaralı tapu kaydı ile 17.10.1952 tarihinde … Oruç adına tesbiti 17.02.1953 tarihinde kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiş, 16.03.1982 tarihinde … ve …’a satılmış, paftaların yenilenmesi sırasında, 213 ada 7 parsel sayısı ve 73194,91 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğiyle aynı kişiler adına ½’şer pay ile tesbiti 09.08.1991 tarihinde kesinleşekle tapuya kayıt edilmiştir.
1) Bozma kararına uyularak yapılan araştırma inceleme ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 09.03.2009 tarihli müşterek imzalı bilirkişi kurulu raporuyla, çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümünün, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu belirlenerek, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişilerin temyiz itirazları reddiyle bu bölüme ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişilerin çekişmeli parselin 09.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 56955,18 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne, 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen (09.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen, 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde de (A) ile gösterilen yerler aynı olup, bu bölüme ilişkin Orman Yönetiminin davasının reddi yönündeki mahkemenin 21.07.2005 gün ve 2005/65-212 sayılı kararı, sadece davalı gerçek kişiler tarafından, (09.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilip, 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde de harf ile gösterilmeyen 16239,73
m2 yüzölçümündeki bölüm yönünden temyiz edilmiş, parselin 09.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (B), 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde de harf ile gösterilmeyen 56955.18 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hüküm kesinleşmiştir. Her ne kadar Dairenin 11.05.2006 gün ve 2006/985-6603 sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararının 56955,18 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin olarak temyiz edildiği zannıyla, Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek, 56955,18 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin hüküm bozulmuşsa da, davalıların karar düzeltme istemi kabul edilerek, Dairenin bozma kararı 01.03.2007 gün ve 2007/1376-2486 sayılı kararıyla kaldırılıp, gerçek kişilerin daha önce incelenmeyen temyiz itirazları kabul edilerek, 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 16239,73 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin yerel mahkeme kararı yukarda söz edilen nedenlerle bozulmuş, aynı krokide harf ile gösterilmeyen, 09.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde ise (B) ile gösterilen 56955,18 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişki yerel mahkeme kararı kesinleşmiştir. Açıklanan husus gözetilerek, bu bölüme ilişkin hüküm kurulması yer olmadığına karar vermek gerekirken, bozmanın konusuymuş gibi araştırma yapılarak, Orman Yönetiminin bu bölüme ilişkin davasının da kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli Bezkese (Taşlıburun) Köyü 213 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 09.03.2009 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulüyle, çekişmeli Bezkese (Taşlıburun) Köyü 213 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 09.03.2009 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen, 03…..2005 tarihli fen bilirkişi krokisinde ise harf ile gösterilmeyen 56955,18 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 07/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.