YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7025
KARAR NO : 2010/7476
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, … ve Büyükşehir Belediye Başkanlıkları ile … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.02.2006 gün 2005/12748-655 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; yörede yapılan orman kadastrosu yargılama sırasında 26.12.2001 tarihinde ilan edildiğine göre orman kadastrosunun kesinleşmesinden söz edilemez. Eldeki dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşür. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman kadastrosuna itiraz davaları kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulur.
Bu nedenle, mahkemece tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmeli ve o davanın sonucuna göre tescil istemi yönünden karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … İlçesi … Köyü … Mevkiinde bulunan 29.01.2008 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10769,99 m2 alanın orman sayılmayan, (B) harfli 2086 m2, (C) harfli 752,63 m2 alanların orman sayılan yerlerden olduğuna karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, … ve Büyükşehir Belediye Başkanlıkları ile … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra 26.11.2001 tarihinde ilanı yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu raporuna göre … bilirkişi krokisinde (B) ve (C) ile işaretli taşınmazların resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından gerçek kişilerin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümler yönünden hükmün onanması gerekmiştir.
2) Bilirkişi kurulu raporunda (B) ve (C) ile işaretli taşınmaz bölümlerinin 1957 tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ile işaretli taşınmazın ise orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, memleket haritasında (A) ile işaretli bölümünde (B) ve (C) ile işaretli bölümler gibi konumunun yeşil renkte ve aynı olduğu, kurulun düzenlediği ek raporda sonraki tarihli memleket haritasında dahi (A) bölümünün yapraklı ağaç rumuzuyla işaretlenmiş olduğu, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmazın taşlık, çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu konu mahkemenin de kabulündedir. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 gün 2010/8-219-273 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, tapulama sırasında taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışında bırakılan yerler orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman sayılacağından orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önceki zilyetliğe değer verilemez. Somut olayda; orman kadastrosu 2000 yılında davanın devamı sırasında yapıldığından eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Bilirkişilerin orman sayılmayan yer olarak bildirdikleri (A) işaretli bölüm ile orman sayılan yer olarak bildirdikleri (B) ve (C) işaretli bölümlerin 1957 tarihli memleket haritasında aynı nitelikte olduğu gözönünde bulundurularak (A) işaretli bölümün de (B) ve (C) işaretli bölümler gibi orman sayılan yer olduğunun kabulü ile orman sınırları içine alınmasına ve gerçek kişilerin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; gerçek kişilerin … bilirkişi krokisinde (B) ve (C) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle Hazine, Orman Yönetimi, … ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının (A) ile işaretli taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Orman Yönetimi ve Belediye Başkanlıklarından alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine 31.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.