YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7138
KARAR NO : 2010/10582
KARAR TARİHİ : 15.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.03.2009 gün 2009/1714-4119 sayılı bozma kararında özetle: “… 129 ada 16 parsel (9556 m2) hakkında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmişse de, davalının tutunduğu ve 15 parsele de uyduğu belirtilen 310 numaralı vergi kaydı bulunduğu, vergi kaydının kapsamı belirlenmeden ve 15 parsel hakkında açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesi düşünülmeden karar verildiği, komşu parsel kayıtlarının getirtilmediği, zilyetlikle ilgili beyanların memleket haritası, hava fotoğrafı ile denetlenmediği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 129 ada 15 ve 16 parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dosya kapsamından, bozma öncesi ve sonrasında yapılan keşif ve bilirkişi raporlarından 310 yazım numaralı 1 Hektar (10.000 m2) yüzölçümündeki Doğusu Yol, Güneyi: Dere, Batısı: …, Kuzeyi: Orman okuyan vergi kaydının 129 ada 4,15 ve 16 parsellere uyduğu, 4 parsel sayılı taşınmazın tespitinin 3605 m2 yüzölçümüyle kesinleştiği, kuzeyde 101 ada 1 parsel sayılı devlet ormanının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 10000 m2 yüzölçümlü, değişir sınırlı vergi kaydının kapsamının yüzölçümü ile geçerli olacağı ve miktarından fazla olarak toplam 14903 m2 yüzölçümlü 4,15 ve 16 parsellere uygulandığı, kayıt miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmelidir.
O halde mahkemece dosya fen elemanına verilerek vergi kaydı kapsamı sabit sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek belirlenmeli, tespiti kesinleşen 4 parselin yüzölçümü gözönünde bulundurularak ve miktar fazlasının, sınırda bulunan ormandan açma yapılmak suretiyle kazanılmaya çalışıldığı,
ancak süresi ve şekli ne olursa olsun zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı kabul edilmeli, sabit sınırdan başlanarak, kayıt miktar fazlası bölüm ayrılarak orman niteliği ile hazine adına tescil edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.