Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7185 E. 2010/8822 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7185
KARAR NO : 2010/8822
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Çekişmeli … Köyü 284 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yörede 2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında devlet ormanı olarak sınırlandırılıp kesinleşmiş olması nedeniyle tespit tutanağı düzenlenmeksizin 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince sınırlandırılıp orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Şubat 1957 tarih, 10 sıra numaralı 5520 m2 yüzölçümlü, Doğusu: harman yeri ve yolu, Kuzeyi ve Batısı: …, Güneyi: hendek ve yol sınırlı ve Şubat 1939 tarih, 4 sıra numaralı 3700 m2 yüzölçümlü, Doğusu: … tarlası, Kuzeyi: …, Batısı ve Güneyi: … sınırlı iki ayrı tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümüne ait tapunun iptali ve adına tescili istemiyle 12/02/2009 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3676.04 m2 bölümüne ait tapu kaydının iptali ile bahçe niteliğinde davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karar davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 40 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları yapmak üzere işe başlanarak çalışma 16/04/2007 tarihinde bitirilmiş ve kesinleşmiştir.
Dava 6831 Sayılı Yasanın 05.11.2003 tarihinde 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6. maddesinde hükmünü bulan “ Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, … ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur. “ hükmü gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece davacı tarafından dayanılan tapu kaydının çekişmeli yere ait olduğu ve bu yerin orman sayılan yerlerden olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Öncelikle, davanın dinlenebilmesi için dayanılan kaydın çekişmeli yere ait olması zorunludur. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince dava açmanın ilk koşulu tapuya dayanılması olup zilyetliğe dayanılamaz.
Mahkemece davacının dayandığı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren getirtilerek yerel bilirkişiler eliyle yöntemince yerinde uygulanmamış; yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir parsele uygulanıp uygulanmadığı da araştırılmamıştır.
Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler soyut olarak davacının zilyetliğinden söz etmişlerdir. Kaydın mevkisi, cinsi, sınırları ve kayıt malikleri ile davacının bağı bilirkişilere açıklattırılarak yöntemince uygulanmamış, … bilirkişisinden bu sözleri denetlemeye elverişli kroki alınmamıştır. … bilirkişisi raporunda kaydın bu yere ait olduğu yolunda kanı oluştuğundan söz etmiş, sınırlarını düzenlediği krokide göstermemiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden özellikle … bilirkişi krokisinden çekişmeli yerin 280 ada 1 numaralı orman parselinin ortasında kaldığı; dört yönden bu parselle çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı tapu kayıtları … – … – YOL – HENDEK gibi içerdiği sınırlar itibarıyla her yere uyabilecek nitelik taşımakta olup bu yere ne şekilde uydukları tartışılmamıştır.
Raporu hükme esas alınan orman bilirkişisi tarafından çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olmadığı açıklanmışsa da yöreye ait en eski tarihli orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmemiş; Dairemizin iade kararı üzerine yapılan uygulama ise 1/2000 ölçekli olup geniş çevresi görülemediğinden denetlenememiştir.
Bu nedenle mahkemece yeniden taşınmaz başında yapılacak keşifte dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri, kadastro sırasında uygulanmışsa revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike
edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dayanak tapunun bu yere ait olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmeli, komşu 18 ve 21 parsellere ait tapu kayıtları da uygulanmak suretiyle bilirkişi anlatımları denetlenmeli; bu yere uyduğu belirlendiği takdirde kayıt değişebilir sınırları içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
Kaydın bu yere uymadığı belirlendiği takdirde dava dinlenemeyeceği düşünülerek davanın reddine karar verilmelidir.
Kabule göre ise devlet ormanlarının mülkiyeti Hazine, kullanım hakkı Orman Yönetimine ait olduğundan Hazinenin bu tür davalarda davalı sıfatı ile yer almasının zorunlu olduğu da düşünülmemiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.