YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7286
KARAR NO : 2010/10813
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 104 parsel sayılı 14974 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanmakta olup keşif sırasında hazinenin mahkemenin 2008/586 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu bildirilen 151 adet tapu kaydından Mart 1285 tarih 114 nolu tapu kaydının mahallinde uygulandığı bildirildiği halde bu tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte dosyada mevcut olmadığı gibi, davalıların yargılama sırasında dayandığı 23.02.1972 tarih 7 nolu tapu kaydının geldisi olan 06.05.1950 tarih 2 nolu tapunun Hazinenin borçlanma kanununa göre 147.00.- TL. bedelle … oğlu … …’e satışı nedeni ile oluştuğu anlaşılmakta olup bu kaydın geldisi olan Ağustos 927 tarih 10 nolu tapu kaydı ile satışla ilgili belgeler getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamıştır.
Mahkemece öncelikle Hazinenin dayandığı tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilmeli, ayrıca davalıların dayandığı 23.02.1972 tarih 7 nolu tapu kaydının geldisi olan 06.05.1950 tarih 2 nolu tapunun hazinenin borçlanma kanununa göre 147.00.- TL. bedelle … oğlu … …’e satışı nedeni ile oluştuğu anlaşılmakta olup bu kaydın geldisi olan Ağustos 927 tarih 10 nolu tapu kaydı ile satışla ilgili belgeler ve çekişmeli taşınmaza komşu olup itirazlı olduğu anlaşılan 101 ada 102 ve 103 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava dosyaları getirtilmelidir.
Mahkemece, dayanılan tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, varsa dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ve komşu 101 ada 102 ve 103 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava dosyaları getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat
mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;dosyada mevcut orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kısmen yeşil orman alanı içinde kaldığı belirlendiğinden ve davalıların dayandığı tapu kaydının 1945 yılından önce hazine tarafından satıldığı tapu kaydının bu satış sonrası oluşuğu anlaşıldığından 4785 sayılı yasa kapsamında dayanılan tapunun memleket haritasında yeşil alanda kalan kısmının hukuki değerini yitirdiği de dikkate alınarak asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılardan Hazine ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 20/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.